Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2018 Cuma

Asla Mimi'i

Asla affetmem:

Sevdiğimi kıranı


**************
Asla vazgeçmem:

Yaşamayı sevmekten..bi de Atatürk'ün yolundan



*********************
Asla hazetmem:

Aptaldan



**********
Asla yemem:

Sarmısak..öğğğğ

***********************


Asla bitmesin:

İyilik ve umut



 ***********************


 Asla gitmem:


Yalanın ardından




**********************************

Asla söz etmem:

Sır diye söylenenden





******************



Asla dememeli:

Asla asla dememeli hashashgashah


**************************************

Asla itiraf etmem:

Kibirlinin teki olduğumu
********************************


Asla yapmadım :

Kimsenin ekmeği ile oynamadım



pissst...sen;bunu okuyan. Mimlendin bile! Yap bu mimi sayfana gelip bakacam valla.




11 Ağustos 2018 Cumartesi

KOÇ ÜNİVERSİTESİ


















Koç Üniversitesinin tanıtımına gittik bugün.

Okulu anlatmaya zaten gerek yok: mütüşlü bişi. Ülkem adına gurur duydum attığım her adımda.
Öğrenci adaylarını dinledim sorular sorarken
17-18 yaşında çocuklar

Her biri bir kıvılcım parçası ... umut denilen sonsuz denizin kıpırtıları yine dolandı midemde kelebekler uçuşuyormuşcasına .
Öyle güzel, öyle akıllı,öyle bilinçli,öyle hedefe odaklıydılar.

Selin burs bulamadığı için yurt dışında kabul aldığı onca harika okula gidemiyor.
Türk müfredatı görmediği için de üniversite puanı düşük.
Pırıl pırıl benim kızım.
Pırıl pırıl kaldı ortada.
Nefes alamıyorum.

Koç üniversitesi tanıtımındaki gençlere bakınca şu tarikat yuvalarında ömrü çalınan,beyni yıkanan çocuklarımız da geldi aklıma.


Bir yerde geri kalmış eğitimi bile alamadan imam hatipe yollanan çocuklar
Bir yanda dünyanın en iyi okulunda zamanı yara yara ilerleyen müthiş çocuklar.

Bir yanda kindar ama değil asla dindar nesiller
Bir yanda Atatürk 'ün çocukları

Yazık bu ülkeye çok yazık.


Tanıtımda oturdum ağladım.
Yoklukta kalan onca çocuğumuz için ağladım.

Bir yanda güneş doğuyor ışıl ışıl
Bir yanında tutulma olmuş her yer kapkaranlık memleketimin.


Umut korkudan kuvvetli tek duyguymuş.
Umudu yitirmeden , bitti bu iş demeden,memleketimin bir karış toprağına bile "bana ne " demeden..

Koç Üniversitesi tanıtım gününe gittik bugün.
Öyle güzeldi ki yer gök umut kaynıyordu bu ülke için.

6 Ağustos 2018 Pazartesi

Victor Levi Şarap Evi


Aslında tamamen tesadüf eseri keşfettim iki adım ötemdeki bu muhteşem yeri.

Victor Levi Şarap Evi (https://www.viktorlevimoda.com/ )



Zamanın, niteliksizleştimede son derece başarılı olan bu dönem  çalışmalarının etkili olamadığı bir yer.


Dışarıdan ilk baktığınızda davetkar ve güzel bir görüntüsü var.


Bir kere gittiğinizde sadece bahçesi yetiyor..o kadar büyüleniyorsunuz ki, her mevsim en az bir kere görmek istiyorsunuz Kadıköy'ün göbeğindeki o saklı muhteşem bahçeyi.


Ama iç mekan da aynı derecede nezih ve özenli.

Sunum, her anlamda  son derece özenli ve başarılı. 

"Ne veriiim abime" diye tepenizde dolaşan, özensiz görüntüye sahip garsonlar yok . Başınızı kaldırdığınızda geliveriyorlar.Üst-baş , saç-traş özenli. Hakikatten takıntılıyım bu konuda. Garsonun üzeri dökük, gömlek yakası pis ise tamam artık öleyim ben ama yemek filan yemeyeyim o  yerde.
                                                                                                                                                                                    
Mönü yeterince zengin. Pahalı deseniz değil, ucuz deseniz o da değil. Doyurucu olduğu ise tartışılmaz.

Ismarladığınız yemek, özenli ve hoş bir sunumla masanıza getiriliyor. Tabak bardak hep temiz. Bir kere falsosuna rastlamadım. Bir yerlerden kulağınıza hoş bir müzik sesi geliyor, seçkiler hep  ortak beğeniye yönelik.

Victor Levi Şarap Evi ama ben hiç alkol kullanmadığım halde  sıkça gidiyorum. Gelenler de her zaman nezih insanlar. Belki de bahçeden sonra en hoşuma giden şey bu.

Alkol kullanmadığım için işin o kısmını değerlendiremiyorum hani mönüsü yeterli mi fiyatları nasıl bilemiyorum. ..ama gidenlerden şikayetçi olanı duymadım hiç.

Gelelim Victor Levi'de hoşuma giden bir başka ayrıntıya. Bilgisayar ekran koruması " ATAM İZİNDEYİZ"  cümlesi. Bir de Ata'mın resimleri ile dolu duvarı var. Benim için maça 1-0 galip başlamalarının nedeni zaten bu.


Yolunuz Kadıköy'e düşerse ve henüz gitmediyseniz bir uğrayın derim mutlaka. Salataları ve köfte ızgarası en sevdiklerim;size de öneririm.

16 Nisan 2018 Pazartesi

Prangalarımız




 
 Her nesil anne, bir önceki nesilden gelen bir geleneği-mecburiyeti-prangayı kırıp öyle yetiştirirmiş evladını.

Annem, düşünceleri-hayalleri özgür çocuklar yetiştirdi.Geriye bakıp olabildiğince tarafsız değerlendirdiğimde görüyorum ki ailemi üzmekten başka korku taşımamışım gönlümde. Gerisi vicdan,huy-karakter vs kendi seçimlerim olmuş. Sevgi ve anlayışla yetiştirildiğim için insanı kırmaktan korkmuşum. Onurum kırılmadan büyütüldüğüm için onurum değerli olmuş ilişkilerimde...vs vs vs

Kendi çocuklarımı yetiştirirken hangi zinciri kırdığımı düşünüyorum bir süredir. Objektif olabildiğim bir konu değildir muhakkak.

Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, üstelik bunun neden kıymetli bir değer olduğunu bilerek yetişti çocuklarım.Sokuşturma "seveceksin" "çok büyük adam" cümleleri ile değil öğrete anlata, bugünün koşulları sayesinde de laik cumhuriyetin önemini bile bile yetiştiler.



Önce insan sonra kız çocuğu oldular. Eğlenceli bir süreçti büyümeleri.Dolabını toplaman gerekiyor dediğimde hiç bir zaman "hem de kız çocuğu olacaksın"ı eklemedim ardından. Doğrular ve yanlışlar, gerekler ve sorumluluklar birey olmaları ile ilgiliydi. Okulda ya da çevrede de onlara "kız kısmısı" davranışları ile yaklaşılmasına izin vermedim.

El-alem isimli örgüt ulaşamadı  çocuklarıma!

Sisteme kapılmadan sistem dışında durabilmenin engin gücünü ve gerekliliğini görmelerini ve bunu benimsemelerini sağladım. TEOG-SBS ve bu seneki adı her neyse sistemin çcoukları ezmesine izin vermedim.Kitap okuyan her zaman başarılı olur, sınavda nasıl soraralarsa sorsunlar okulda öğrendiğini soracaklar;öğrenmeye bak oldu düsturum. Diğer veliler 1000 soru çözdürür ve ödev kontrolü yaptırırken biz müzikallere gidip  şarkılar ezberledik. Baharı Caddebostan sahilinde karşıladık. Kışı dilimiz dışarıda kar taneleri yakalamaya çalışıp sokaklarda..Karnelerini bile almadan ,fırladık gittik yaz tatillerinde bazen. Önemli olan yaşamaktı. 


Küsmemeyi öğrettim. Hayata küsmek çaresizlerin (aptalların) insana küsmek ise iletişim nedir diye hiç düşünmemiş olanların seçeneği idi. Alternatifler hep vardı , yarına pay bırakmak en doğrusu idi . Öfke ve nefret, kin ve intikam yaşamın sıcaklığını-renklerini soğutmuyor mu? Yapılanı akılda veri olarak tutup kalbe indirmemek lazım 

Hatalarım ise "yok"u öğretmemek oldu. Ne param yok demeye kıyabildim ne şu işi de sen yap demeye. Hani hepten de çemberin dışında bırakmadan ufak tefek ev işlerine yardımları oldu tabii ama el değdirmedim bulaşık piş ağır işlere. Görmeleri yeter, lazım gelirse yaparlar dedim. Onlar hep küçücükler. Bu zamanda çocuk olmak meşakkatli iş kardeşim. Bir de ben mi yorayım çocuklarımı? Savunma-sebep bu olsa da belki çok doğru değil bu yaptığım.

Derdi üzüntüyü paylaşmamak da benden gelen yanlış öğreti oldu. Ben paylaşamadığım için paylaşmayı da öğretemedim. Oysa kendi içine atıp her şeyi orada çözmek yoruyor insanı bir yaştan sonra.. fıtrat. Bir internet anneleri grubu var 18  yıl öncesinden süregelen (ki onlar can can), onlarla paylaştıklarım haricinde kapı duvar iç dünyamda. Ciddi bir kusur bu sanırım.

Hayallerin sınırlarını zorlamayı vermek ve tüm dünyasını bir sırt çantasında sınırlamanın hafifliğini öğretmek isterdim.

Ülke gündemi lağımdan çıkamadı ki başka zincirleri kırayım. Gücüm buna yetti işte.

Yarınlar yine umut dolu. Sancılı günler biliyorum ama biz vaz geçmedik sevmekten ,yaşamaktan ve ummaktan.

O halde her şey güzel olacak.

10 Kasım 2017 Cuma

Atatürk'ü Gördüm



Ben de Atatürk'ü gördüm
Göstermeye de devam edeceğim.

Eskiden gözyaşlarım özlem ve saygıdandı.

Şimdi öfkeden...özlemlerimi,sevgimi, bağlılığımı köreltmelerine de kirletmelerine de izin vermeyeceğim!


19 Nisan 2017 Çarşamba

Özne



Bazen kendime "ne yapıyorum ben " diye sormuyorum değil
Çılgın saçmalıklar ülkesinin baş kahramanıyım adeta
Hayatımı anlatan binlerce tümce içerisinde bırakın özne olmayı, sıfat olmaktan bile yoksun bir  varlık..ben.

Bekir Coşkun'un dünkü muhteşem köşe yazısı gibiyim.
Altı astarı tek kelime varlığım, ama içi dopdolu.

Siyasetten dem vurmayacağım.
Eminim Müjde benim yerime de boll bol yapmıştır bunu :-)

İKSV film festivaline bol bol  katıldım, kimini sevdim kiminde aman Allah oldum , hatta birini unutmak istiyorum.
Bol bol tiyatroya gittim.
Bol bol yürüdüm.
Bol bol resim çektim.

Mart flörtözleri




Seçimde görev aldım.
HAYIR dedim dağa taşa göğe yere..memleketin geri kalan çoğunluk kesimi gibi yani. Hani en az %60'ımızım dediğince gür bir sesle.

Kızdım çok kızdım.
Sabahına toparlandım.
Vazgeçmedim, hazırım.

Bir de kedi aldık.
Evdekiler 3 ben 1..demokratik bir seçim de olsa yenilmek zoruma gitti.


Şimdi 14 Şubat doğumlu bir Tesla (okul çağındaki çocuk isim koyarsa böyle olur) ile hayat devam ediyor kaldığı yerden.


Hala baharlara inancım solmadı, hala Atatürk'ün izinde bir Cumhuriyet çocuğuyum.

28 Aralık 2016 Çarşamba

PTT'ye 2 Adım Kala


Çocukluğumda , param olmadığı için aileme kartpostallar alır illa ki bir sürpriz hazırlama derdinde, illa ki alışıldığı beklerken bir minik aksiyon ile "a-aaaaa" çığlığı alma peşinde koşturur dururdum.


Minik hediyelerle büyük mutluluklar duyabilen güzel bir ailem var benim her zaman için.




Nesrin Topkapı'yı  uykudan bayılmış gözler, çok yemekten şişmiş göbekle ablamın sıcacık şefkat dolu kucağına yığılı bekler, iki dakika popo kıvırmanın nesini  bütün sene beklediğimizi anlamak için bir yıl daha büyümem gerektiğine hayıflanırdım.



Dileklerim, kardeşlerim ve ailem içindi. Özetlersek, dileklerim tüm dünyam içindi.



Bir de, bir vapura binip gitmeyi hayal ederdim hayat bilgisi kitabımda haritalarda gördüğüm o kocaman dünyayı gezebilmek görebilmek için. Tek tek  isimlerini incelediğim dağların, ovaların,nehirlerin,denizlerin özlemi yanıp tutuşurdu içimde.





Babamın favorileri ve hafif sigara sinmiş erkeksi baba kokusu bana güven verirdi.

Annemin hem minnacık bir kadında nasıl bu kadar anaç ve güzel olunur sorusuna minnacık bir kadında nasıl bu kadar hitler otoritesi olur sorusu karışır, tüm cevaplar yosun yeşili gözlerinin deryasında kaybolur giderdi.



Abim hayallerimin rüyalarımın yegane partneri, divan altı sohbetlerimin, yaramaz planlarımın vazgeçilmezi idi. Onu, hep o yıllardaki masum neşeli  coşkun gülüşü ile anarım. Zira şimdiki müdür bey, gülüşünü kaf dağının ardında bırakmış ulaşamadığım bir  yetişkin.





Şimdi yeni bir yıl gelirken eski yılı değerlendirmek istemiyor gönlüm. Çocukluğumun yeni yıl dileklerinde bir eksilme yok;sadece dünyama çocuklarım,yeğenlerim ve sevdiğim dostlarım dahil.



Bir de "Korkma!Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" diye ululuğuna inandığım ulusumun özgür ve adaletli, demokratik ve bağımsız var oluşu temennisi.



Çocukken sevdiğim Atatürk ile şimdi başıma tac gönlüme sultan ettiğim Atatürk ne kadar farklı. Öğretilen sevgiden anlaşılan sevgiye geçişin dayanılmaz derinliği ile sarhoşum.




Yılbaşı programımız klasik deyim PTT'dir bizim : Pijama-terlik-televizyon. Ama çocukluğumun sofrasına atıf olsun, o ruhu  çaktırmadan yine yaşayayım diye tuzlu fıstık ile portakal illa olur.



Bu satırları okuyan dostlar: dilekleri yazmak iyidir. Dileğim, hayırlı olanın bizi mutlu eden olması ve 2017'nin yorulmuş nefeslerimize "umut boşuna değilmiş, bakın aydınlık geri geldi" dedirtmesi.



Çocuklarımızın çocukluklarını, ergenlerimizin ergenliklerini, gençlerimizin gençliklerini yaşayabilecekleri ,anne-babaların "hadi,hadi"ci ebeveynlikten sıyrılabilecekleri bir eğitim öğretim sistemi.



Kimliğimize geri dönmek istiyorum. 

Veee milli piyangoma çok para çıksın istiyorum :-)



Kim karnını  hurma ile doldurmak ister ama ben , benim ve sevdiklerimin cevizli kaymak, katkısız bal, boyanmamış siyah zeytin,mayasız odun ateşinde pişmiş ekmek ve tomurcuğu kararında radyasyonsuz çay ile karınlarını doldurmalarını  istiyorum.



Öyle mütevazı isteklerin bir devrim algılanabileceği 2016... güle güle filan demiyorum.

Yürrüüüüü..anca gidersin! sana müstehak olandır


Teşekkür ediyorum :-)

19 Kasım 2016 Cumartesi

Yüzüklerin Efendisi ve Bugün #TecavüzcülerAklanamaz

Ey bu gölgeli diyardaki gezginler
Yitirmeyin umudu! Çünkü karanlık da olsa
bir sonu vardır her ormanın
bakın nasıl da geçip gidiyor bulutsuz güneş
güneş batıyor, güneş doğuyor
gün bir bitiyor, bir başlıyor
Ya doğuda ya batıda mutlaka kesilecek orman (Yüzüklerin Efendisi)





Ardımızda korku, önümüzde düşmanlar
Göğün altında kurulacak yataklar
Ta ki tüm zorluklar aşılana
Yolculuk bitip, işimiz, tamamlanana kadar.
Gitmeliyiz! Gitmeliyiz!
Gün doğmadan atları sürmeliyiz
! (Yüzüklerin Efendisi)