dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2015 Perşembe

Bir "M" Bir "İ" Bir "M" Daha..

Kiiimsecilker mimlemedi ki beni:-p
Gittim kendikendimi mimledim ben de
Cam Misket'in cevapları çok hoşuma gitmişti çünkü :-)))

Başlıyooooooooğğğ:

1)Bilgisayarın masaüstü görüntüsü nedir?

Düz siyah ekran..neşeli bir kurbağa vardı bahara gülümseyen ama ergenim Selin'im olaya el koymuş yine.

2)Bir cafeye girdiğinde genellikle ne sipariş verirsin?

Mönü :-p
Önce mönüyü isterim zira ben ikizler burcunun sağlam bir neferiyim ve sürekli aynı şeyi yapmak beni öldürür biiiir, yeni ne deneyebilirim merakı ile dopdoluyum ikiii.

3)Google de en son aradığın şey ne?

Kushimoto Sokağı...Maviye İz Süren'in güzel öyküsündeki yeri merak etmiştim.Gitmek ve görmek istediğim yerler listesine ekleyiverdim üşenmeden.

4)Mesajlaştığın veya konuştuğun en son kişi kim?

Nehir'in atletizm hocası. Onu yine bir yarışmaya yazdıracakmış kan grubunu sordu.Zaten hocalar ve bankalar..onlar olmasa yapayalnız hissedeceğim kendimi.

5)Tiyatroya en son ne zaman gittin?

3 gün önce kızlarımla gittik İBB Şehir Tiyatrolarına. Artık çocuk oyunlarından çıkıp yetişkin oyunlarını paylaşıyor olmanın dayanılmaz sevinci ile dopdoluyum.



6)Sinemaya en son ne zaman gittin?

Geçen aydı sanırım.Hakikatten açmışım arayı ben bir sinema yapayım bu aralar.Her zamanki gibi sevdiğim şekilde yani tek başıma.



7)Hangi diziyi herkes izlemeli?

Tabii ki Dr. Who
Özgün,benzersiz,aklı ve hayali harekete geçiren bir dizi o.
Türk dizilerinde her şeyin aşka bağlanması ve diyalog diyalog ve diyalog öldürüyo beni izlediğim en son dizi Behzat Ç idi  ...bilek ve yürek ve mizah ve akıl olmalı.



8)En son ne tür müzik dinledin?

Best of Classical Music 
Sonra Duman

9)Seni en çok ne çıldırtır?

Aptallık ...tahammülümün en az olduğu şeydir.




10)Ne zaman uyanırsın?

03:30 gibi.Yaşlanıyorum..eskiden 2-3 gibiydi. Uyku sevmeyenlerdenim ben.Uyku hayata gözlerini kapatmak...yaşamın her anı güzel.

11)İnternetteki ilk adın neydi?

Deniz..hep de öyle kaldı başka isim kullanmadım.
Yani mavinin en hükmedilmezi...
Altı mavi üstü mavi...hem ölüm hem yaşam








12)Favori emojilerin nedir?

dili bir karış dışarıda tüm hayata gülümseyen o şebek surat..

13)Kedi mi,köpek mi?

Ay kuş :-( lütfen yani.
Her canlıyı severim ben ..ama uçabilenleri bir başka severim.




14)Kuzey mi,güney mi?

Diziden bahsedilmiyordur umarım çüünkü izlemedim diyerek Kuzey diyorum. Karadenizliyim ben, kuzeyde doğdum;her şeyini ayrı sevdim memleketimin.


Trabzon Havalimanı

16)İstanbulda sevdiğin üç semt?

Kuzguncuk,İstinye sahili,Selimiye

17)Kafanda genelde ne olur?

Ne unuttum ne unuttum ne unuttum bu sefer ne unuttum...

18)Komedi mi,dram mı?

Komedi..sonu kötü biten ne dizi ne kitap ne bişi sevmem ben.Gülmek iyidir :-p

19)Çay mı kahve mi?

Kiminle nerede olduğuma bağlı. Bir başına isem de ruh halime bağlı.

20)Bu soruları cevaplamadan önce ne yapıyordun?

Yağmuru ve rüzgarı seyrediyordum. İstanbul uçuyor bugün ve ben bu havaları çok severim.

21)Son olarak bir sırrını paylaş:

olmaz..iki kişinin bilduğu sır değildur



10 Mart 2015 Salı

Aşk ve Gurur



En sevdiğin kitap diye bir şey olmamalı..
Şeker Portakalı'ndan,Zeze ve Portekizlinin ilişkisinden aldığı tuzlu lezzeti ,başka kim verebilir insana?
Sana Gül Bahçesi Vaad Etmedim'in dürtmesi kadar sağlam dürten mi oldu sanki beni?
Hess'in kitaplarının her satırında su kadar saydam  bir hücrem yenilenip renklenmedi mi?

Yok, en sevdiğim kitap "şu" dememeliyim ama içim her bunaldığında, her yolculukta ,her baharda,ağır kitapların ardından,özledikçe,aklıma geldikçe bir daha bir daha okuduğum bir kitap var..Aşk ve Gurur!




Ruhuna rahmet Jane Austin :)

Duygusal olmanın utanılacak bir şey ya da zayıflık algılandığı yıllardayız.Belki o yüzden ben kendime bile zor itiraf ettim duygusal bir yapım olduğunu.Aşk ve Gurur'u, 

Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini'ni filan çok sevmem belki bu yüzden.Aşkı,sevmeyi


şekillendirilmemiş hali ile seviyorum ben. Hani Leo'daki gibi..Hani Korkma İnsancık Korkma'daki gibi..kimine hayal gelen ama benim var olduğunu bildiğim bir şekilde sevmek,bahar dalındaki tomurcuk gibi umut umut parlak renklerle kirlenmemiş başlangıçlarla sevebilmek.

Bütün bunlara ek olarak , tüm masallar ürkütücü bir şekilde aşıklar evlendiğinde sona ererken Aşk ve Gurur'da sonrasının olması hoş bişi tabii..

Gelelim tanışmamıza:

1999'daydık ve ben o zaman henüz adı olmayan(şimdi ise kıvırcık saçlı ve boyumu geçmiş olan)bebeğimi bekliyordum.Televizyon ile aram çok yok ama Pazar günleri ütü yaparken birşeylere bakmak iyi geliyordu.O kanaldan bu kanala zıplıyor ama seyredecek bir şey bulamıyordum.TRT-2'de (TRT'nin henüz kendini rezil ve rüsva etmediği yıllar) duruş ve bakışları-replik ve kostümleri ilgimi çeken bir dizi buldum.Ona bir bakayım,olmazsa değişirim dedim.


Colin Firth'i görüp kanal değişmek mümkün müydü zaten?


Yeminle, Allah çarpardı adamı.Aşk ve Gurur'un 1995 BBC yapımı dizisi ile böyle tanıştım ve her Pazar sabırsızlıkla onu bekler oldum.Maç vb bir şey olur da o Pazar yayınlanmazsa dizi, kendimi büyük haksızlıklara uğramış hissediyordum.


Ağustos depreminden sonra artçılar geldiğinde hepimiz sokaklara dökülüyorduk ya, hani hatırlayan hatırlar o günleri. Hah;eğer Aşk ve Gurur varsa inmiyordum ben bir yere.Artçılar sallıyor, ben Aşk ve Gurur'u izliyordum.

















Şişmiş ayaklarımı koltuğa uzatmış,sırıtarak Sussannah Harker'ın Mr. Bingley 'in şebelek suratına bir genç kızın mahçup tebessümü ile bakışını izliyordum.

Hele annelerinin elinde mendille  isyankar isyankar "Oo Mr Bennet!" diye başlayan cümlelerine ölüyordum.

Her şeyi ile kitaba sadık kalmış bu yapımda oyuncular da bence "mükemmel" seçilmiş.tek bir kusur bulamadığım ve kitabı kadar iyi dediğim nadir görsellerdendir kendileri.

Colin Firth zaten tüm eleştirilerden fersah fersah uzak bir seçim.














Jenifer Ehle ise,Elizabeth Bennet'ın sahip olması gereken zeki ve anlamlı yüze,kişilikli tebessüme ziyadesi ile sahip.Sevimli ve zarif..


Ah tabiii..bir de teyze var.Lady Catherine de Bourgh..kitaptan fırlamış sanki.

Oysa sonradan çekilen 2005 yapımı filmde Keira Knightley Bayan Bennet olmaktan  çok uzak bir seçim .Ama Bey Darcy diye seçilen Matthew Macfadyen mi daha saçma o mu bilemiyor insan izleyince. Kitabın özünden bu kadar uzaklaşıp vıcık vıcık Amerikan usulü duygusallıkla boğulan asil öykünün ardından bakakalıyor insan o filmi izleyince.Seyrettiğimde cidden kızmıştım..hele final..öğğğğğ

Diyeceğim o ki, bu hafta Aşk ve Gurur'u sanıyorum 5687. kere filan okudum ve yine son sayfada aynı mutlu tebessüm ile kapattım kitabı. Jane Austin'in mükemmel anlatımı, saygı duyduğunuz bir dosttan dinlercesine sıcak ve kendinizi ait hissettiğiniz öyküye kapılış bana şahane geldi.


Ama kesmedi..tuttum bir kez daha 1995 BBC yapımı diziyi izledim.

Hadi siz de izleyin tık

Ne iyi etmişim..aklımı seveyim,hala sevgiye inanan gönlümün keyifle çarpmasını seveyim.Mutlu sonları ..daha doğrusu mutlu başlangıçları seviyorum.