Sayfalar

▼

6 Ekim 2026 Salı

Avengers: Endgame




Geçen hafta  sinema özlemim depreşti ve tekrarı gösteriliyor da olsa iyi bir filme gitmek istedim.

Halk Günü'nü seçerek sinemaya değil de aya gidiyormuşum gibi verilen fiyatlardan sıyrıldım. Valla o ne ya?

Natilus'taki sinemaya gitmeyi seviyorum. Bildik yer, işime de evime de  yakın. Sinemaya girmeden evvel Carrefour'a girip  su ve çubuk kraker alır öyle giderdim sinemaya. Carrefour'u A101 alalı ve ilk iş derhal alkol satışını yasaklayalı gitmiyorum oraya.  Sefil herifler! Benden tek kuruş gitmez onlara. Ne A101 ne ŞOK ne BİM...ve artık  ne de Carrefour... girmem kapılarından.


Neyse.
Sinemanın kapısından girdiğimde yine "kendim için iyi ve hak edilmiş bir şey yapıyorum" hissinin benliğimi sarmasına izin verdim.

Keyifle koltuğuma oturdum.

Etrafımdaki ergen güruhuna baktım zira ben yaşlarda hemen hemen kimse yoktu.

Aldırmadım.

Perde açılana kadar ben ortamı incelerken hepsinin cep telefonlarını ekranına kilitlenmiş bakışları olduğunu, bir nevi zombiye benzediklerini düşündüm üzüntüyle.

Buna aldırmazlık edemedim...

Ve film başladı.

Bu tür filmlerin,  insanları-toplumu gelecekte olacak şeylere hazırladıklarını ve bugünün saçma-şer odaklı akışına dair uyarılar /bilgiler taşıdığını düşündüğümü  daha evvel de söylemiştim.

Yine aynı şeyi düşündüm.
Herkes ayrı  şey görüyor..kaleydeskop gibi.

Film 3 saatmiş, çıkınca kızım söyledi anne iyi  sıkılmadın 3 saat diye. Ben ise erken bitti diye oflanmaktaydım.

Göbekli Thor beni benden aldı.
Kendini kontrol altına alan Hulk..etkileyiciydi.
Spiderman hep aynı tatlılıkta..hiç bayatlamayan acıbadem tadında bi çocuk.
İronman...adamım!


Doctor Strange..en sevdiğim.
Ant-Man...küçük şeyler büyük önem taşır'ın göstergesiydi. Hani Dalay Lama'ya atfedilen bir söz var ya : "Küçük olduğunuz için bir fark yaratamayacağınızı düşünüyorsanız, bir sivrisinekle yatakta uyumayı deneyin." Hah..tam da o .
Yapay zekanın belirleyiciliği ürkütücüydü.



Vazgeçmeyenler (mücadeleden) ve vazgeçenler (konfor alanından) ...başlatan ve bitiren onlar oldu(!)

Ve tüm akışın içinde en önemlisi bence şu  sözdü :

"Karanlık ve ışığın destansı güçleri devreye girdi. Ve iyi ya da kötü, Morgan'ın büyümek için bir yolunu bulması gereken gerçeklik bu."

Diğeri de Natasha Romanof'a ait:

"Bunu geri alma ihtimalimiz çok az olsa bile, denemek zorundayız."


Film tam bir  "ya hep beraber ya hiç birimiz" filmiydi.


Avengers: Endgame  muhteşemdi, tabii ki bir daha izleyeceğim.

Bizim içinde yer aldığımız film ise artık "dengenin" geri gelmesi gereken noktada.

Yeter!


2 yorum:

  1. Merhabalar demek Carrefour'u A101 satın alıyor ve ilk işi de alkol satışını kaldırıyor. Olayı anladım. Ben de bu üç sıralı marketlerin hiç birini sevmiyorum ama, benim oralardan alış veriş yapmama elim mahkum. Yani başka çaremiz yoktur.

    Anladığım kadarıyla sinema biletleri bayağı bir pahalı galiba. Ne yalan söyleyim, yıllardır sinemaya hiç gidemedim. Daha doğrusu ne zaman sinema salon kültürü değişti, ben de sinemaya hiç gitmedim. Bir seferinde gitmek istedim ama cesaret edip sinema salonuna gidemedim.

    Filmin konusu güzelmiş. Toplumu ve insanları geleceğe hazırlayan bir film. Gerçekten izlemeye değer. Paylaşım ve bilgilendirme için çok teşekkür ederim.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Recep Bey Merhaba,

      Evet sevmiyorum ve oralardan alışveriş etmiyorum ama herkesin koşullar farklı, buna kim ne diyebilir? Sinema biletleri inanılmaz pahalı...TAM IMAX 595 Tl mesela 😁 Sinemayı her halükarda tiyatrodan çok seviyorum, sizi de anlıyorum haklısınız.

      Değerli yorumlarınız için ben teşekkür ederim.

      Sil