Hayatımda yaşadığım en garip olaylardan biriydi.
Çok eskiden tanıdığım ve Gezi'yi desteklediğim için atıldığım iş yerinden olan arkadaşım yıllar üstüne beni buldu.
Dünya iyisi bi kızdı zaten. Zaman zaman yollarımız kesişiyordu ve genelde asosyal olan ben, onun ziyaretlerinden memnundum.
Sonra her Pazar, oğulcuğunu dershaneye getirdiğinde onu beklerken bana uğramayı - birlikte kahve içmeyi ritüel haline getirdik.
Önce bir huysuzlanacak oldum...işim yoğun ve hafta sonları hafta içinde yapamadıklarımı bitirmem gerekiyor konuk hiç sevmiyorum.
Bir gün gelmiş, beni bulamayınca çıkmış ama hemen ardından ben gelmişim iş yerine. Bir duraladım arasam ve çağırsam mı diye...çünkü dediğim gibi konuk sevmiyorum ama onu görmekten de hoşnutum.İkilem...
Az bi şizofren çalışma arkadaşım var benim , sakin sakin "kırma onu, geri çağır" dedi.
İçimden gelen de oydu aslında.. çağırdım ve dedim ki "yoksam da ara lütfen..yakınlarda olabilirim."
O gün fal baktırdı kahve sonrası o hafif şizofren arkadaşa.
O da "amel defterin kapanmış senin" dedi.
Bastık kahkahayı.
"90 sene sonra evet evet" dedim gülerek ve zerre ciddiye almayarak.
"Yoo..1 ay var yok" dedi sakin sakin.
Biz daha çok güldük.
Arkadaşım inançlı bir kızdı.
"Allah her şeyin en güzelini bilir de daha erken " dedi
50'lere henüz gelmişti.
17 gün sonra toprağa verdik.
Defnine katıldım.
Onla birlikte o kadar çok şeyi gömdüm ki anlatamam...
Kendime gelemiyorum...
