24 Şubat 2026 Salı

Temmuz'da İstanbul...

 


1980'ler..Trabzon


1987'nin 1 Eylül'ünde Trabzon'dan İstanbul'a getirdi beni annem.



Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni kazanmıştım ve henüz 16 yaşındaydım.

O zamanlar  uçak pahalı, otobüs ile gider gelirdik. Kanberoğlu otobüs firması  özellikle tercihimizdi.


 Vakfıkebir'de dururdu otobüs. Herkes İstanbul'a hediyelik ekmek alırdı. Hediyelik ekmek olur mu demeyin...o ekmek bugüne  kalmadı.. servet dökerdiniz bir lokma yemek için.


 Ağırlığı 2 kg kadar vardı. Bir de kokusu vardı ki , parfümü olsa üstüme sıkardım. Ekmeği koklar öyle yerdiniz. Bayatlamazdı.

Yolculuk 18 saat sürerdi. Harem'e uğrar yolcu bırakır Topkapı'ya geçerdik. Perişanlık. Hele de beni otobüs tuttuğu düşünülürse...

O yıllarda otobüste sigara içmek serbestti. 18 saat açılır cam yok boğum boğum boğularak  gelirdik. Çorum tarafından bir yerlerden geçerdik.



Tepeleri  renkli topraktan oluşmuş bir yerler vardı, 

 Bacasından alevler çıkan fabrikalar... otobüs Samsun'dan içeri döndü mü  başlardım duaya "denizi görmediğim yerde ölmeyeyim..denizi görmediğim yerde ölmeyeyim"... öyle bir sevda maviye...bildiğiniz gibi değil.

Ayda 1-2 Trabzon'a dönerdim. E yaş 16, daha süt kuzusu. Annemi  özlerdim, evimi özlerdim Trabzon'u özlerdim.

Küçük jeton ile büyük jetonlara giderdi tüm harçlığım. Sokaktaki ankesörlerden hep evi arardım.

Filiz Abla vardı bir tane, komşumuzun kızı. O işe girmiş çalışıyordu. İş yerine gel istediğin kadar uzun konuş annenlerle demişti. Gidemedim tabii, gurur-utandım ama önerisinin  yarattığı sevinç o kadar büyüktü ki ..hiç unutmadım.

 ilk dijital oyunlar...abimle ben saatlerce oynarken.

Neyse...yazları Trabzon'a dönerdim ya. Hep merak ederdim İstanbul'un Temmuz'unu. Mektuplaşırdık sınıf arkadaşlarımla,  ben sorardım onlar  anlatırdı ya..içime dertti  İstanbul'da Temmuz merakı.




Yıllar geçti..Evlendim. 31 Temmuz gördüm İstanbul'da. 

Kim ne derse desin.. İstanbul başka güzel.. doyamadım. 2-3  31 Temmuz daha olsa yok demem hani.




Şimdi çocuklarla gitmek için tatil planı yapıyoruz da..diyorum Temmuz olmasın.

Temmuz'da da Ağustos'ta da..Mart'ta da Mayıs'ta da .... İstanbul hep çok güzel.

Yazıya başlarken niyetim başkaydı. Okulun o ilk yılları, Türkiye'nin o güzel günleri dökülüverdi elimden.

Ne Vakfıkebir ekmeği kaldı, ne jetonlar, ne mektuplar.
Her şey  hızlı - yavan - yapay şimdi.






10 yorum:

  1. Merhabalar.
    Bakın siz denizden yana çok şanslısınız. Bizim ne denizimiz var, ne de doğru dürüst yeşilimiz. Trabzon bir başka güzeldir. Ben Karadenize kıyıs olan tüm illeri seviyorum. Aslında ben Lazları seviyorum.

    Bacasından alev çıkan fabrikanın, hiç alevine alıcı gözüyle baktınız mı? Ben çok dikkatli bir şekilde baktım. Alaeddin'in shirli lambasından çıkan cine benziyor.

    Vakfıkebir ekmeğini tanıyoum. Gerçekten Vakfıkebir ekmeğinin üstüne ekmek yok. Bir de sizin bahsettiğiniz o yıllardaki Vakfıkebir ekmeğinin lezzeti şimdilerde bulmak çok zor.

    PTT'nin ankesörlü telefon kabinlerinde kullanılan o jetonları da çok iyi hatırlıyorum. O zamanlar iletişim kurmak ne kadar zor ve meşakkatliydi.

    Kanberoğlo otobüsleri bana da tanıdık. Nereden derseniz, Bizler de Ankara-Kaman arası çok sık gelip gittiğimiz için o yıllardaki otobüs garına geldiğimiz de Kanberoğlu ile birlikte tüm firmaların isimlerini bilirdim. Araç plaka okuma hastalığı gibi bir hastalıktı benimkisi. Oto garlarını ve otobüslerle seyahat etmeyi çok seviyorum.

    Çok güzel bir paylaşımdı, etkilendim, duygulandım. Emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Recep Altun,

      Sohbet edermiş gibi okudum sizi.
      Aynı yılları aynı özlemle anan, anlayan biri olması ne güzel..

      Neyi niye özlediğimi, bugünün canımızı niye bu kadar yaktığını anlayan biri olması ne güzel...

      Teşekkür ederim.

      Sil
  2. Kardeşim Kadıköy'e gitti İstanbul orada çalışmak üzere biz izmirliyiz İzmir de oturuyoruz o yeni bizden ayrıldı İstanbul'a yerleşti Kadıköy'de çalışıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hanifi Tarık keçe,

      İstanbul'da en sevilesi yerlerden birinde çalışıyor demek ki.
      Ben de Kadıköy'de çalışıyorum 😎

      İzmir ise hep duyup az bildiğim...

      Sevgiler

      Sil
  3. istanbul en güzel bayramlarda biraz boşalınca :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deep,

      İstanbul bayramda seyranda karda yağmurda hep güzel.
      Üsküdar'da oturup Kadıköy'de çalışıyor olmam da etken olabilir bu analize 🥰

      Sevgiler

      Sil
  4. Bursa'dan İstanbul'a gidip geliyorum ara sıra. Çok büyülü bir şehir. Gezdikçe kopamıyorum buradan. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A. Mertoglu,

      Bursa da öyle..ilk gördüğümde vurulduğum şehirlerden biridir ama ben ilk gördüğümde 1978'di 😏 Nasıl yeşil nasıl güzel bir Bursa'ydı anlatamam.

      Bursa bile eskiden daha güzeldi..

      Sevgiler

      Sil
  5. Ne İstanbul ne de Trabzon... Anılar, özlemler, o zaman sahip olunan duygular ve şimdiler çekti beni yazıya:) Her yaz memlekete gidip, dönüşlerde yaşadığım "nereye aitim ben" duygusunu hatırlattı bana bu yazı:) Bi düğümlendi boğazım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SzgnBsl,

      Her gün dönüp bu yazıyı yeniden okuyorum.
      Her gün başka ayrıntı var hatırladığım.

      1987'den beri İstanbul'dayım ama kızınca "dur daaa!" çıkıyor ağzımdan.
      Alamancılar gibi.. "nereye aitim" hep cevapsız kalan soru.

      Ben sizi anladım
      Görünen o ki siz de beni...

      Güzel yorum için teşekkür ederim.

      Sil