mayın tarlası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mayın tarlası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2021 Cumartesi

Deli Kızım Uyan-Şebnem Ferah/Şarkı Sözleri Öyküleri -5

 



Ön bilgi: Yazı boyu her şarkı adını tıkladığınızda müziği dinleyebileceksiniz.☺💚☺💚

Aklımın bir köşesinde vardı Şebnem Ferah. Ne zaman görsem ya da şarkısını dinlesem sesimin sesi olduğunu, o çığlık çığlığa haykırılan dünyanın içinde yer aldığımı hissederdim. Ve güzelliği beni derinden etkilerdi.

"Deli Kızım Uyan" şarkısı, Kırmızı Oda'da Boncuk'un hikayesinde gayet yerliyerinde yer alınca bizim evde de sıkça dinlenenler listesine girdi haliyle. Kafamda binbeşyüz  tilki kuyrukları birbirine değmeden dolanıyor ve "keşke yerinde olsam" dediğim hayali kahramanlar arasında Heidi başı çekiyorken, yetiştirilişimden kaynaklanıyor olsa gerek Şebnem Ferah ve şarkılarına duyduğum "merak" "e hadi erteleme de bi bak" boyutuna geçiverdi.

Öyle detay derin araştırmam mümkün değildi ama öğrendiklerim bir daha düşündüm O'nu,şarkılarını,beni,tanıdığım diğer insanları ve " yaşatılan zamanı."

Sanatçı olmak hakikatten başka bir şey. Acısını somut hale getirip tüm renkleri ve derinliği,sızısı ve isyanı ile paylaşabilmek. Korkmak ve bunu notalarla ajitasyondan uzak sadeliğin ihtişamıyla milyonların da hissetmesini sağlamak. Bu, muhteşem bir şey.


12 Nisan 1972 tarihinde Yalova’da dünyaya gelmiş.Lise yıllarında ”Pegasus” isimli amatör bir grup kurmuş.Üniversiteye başladığında hayalinin peşinden gitmek ve müziğe daha fazla yoğunlaşabilmek için ODTÜ Ekonomi Bölümü’nü bırakarak İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne geçiş yapmış. O yıllarında ise Türkiye’nin kadınlardan oluşan ilk müzik grubu olan ”Volvox” grubunda yer almış. Fakat daha sonra bu grup dağılmış ve Şebnem Ferah çalışmalarına tek başına devam etmiş.Yavaş yavaş üne kavuştuğu bu dönemlerde, Şebnem Ferah’ın hayatındaki acı kayıpları da ardı ardına gelmiş.


Uzun zamandır hastalıkla mücadelen eden ablası Aycan Ferah, hastanede tedavi görürken Şebnem Ferah ablasına kısa bir süre içinde ”Deli Kızım Uyan” şarkısını yazmış. Bu şarkıyı çıkardığı 1996 tarihinden iki yıl sonra ise 1998 yılında ablasını kaybetmiş. Deli Kızım Uyan şarkısı o zor dönemden kalmış ve aynı zamanda ”Bugün” isimli şarkısı da yine vefat eden ablasına ithafen yazılmış.

Yaşadığı bu acı olaydan sonra Şebnem Ferah 30 Haziran 1999 tarihinde ”Artık Kısa Cümleler Kuruyorum” isimli albümünü çıkarmış. Fakat Şebnem Ferah ablasını yitirdikten bir yıl, yeni albümünün çıkışından 1,5 ay sonra  17 Ağustos depreminde babası Ali Ferah’ı kaybetmiş.  ”Ateşe Yakın” isimli şarkısı da babasına yazdığı bir şarkıymış. 


2001 yılında ”Perdeler” albümünü çıkardığı sırada yine müzik camiasından biri olan Süha Yavuz ile birlikteymiş, hatta ”Günaydın Sevgilim” şarkısını da Süha Yavuz için yazmış..ancak ihaneti de bu şekilde tanımış. Universal Müzik’in patronu ve Şebnem Ferah’ın sevgilisi Süha Yavuz’un, Ebru Gündeş ile birlikte olduğu ortaya çıkmış..ve bu olay üzerine ”Mayın Tarlası” adlı şarkısını yazmış.

Babam Oğlum'dan Süha Yavuz'la gittikleri Finlandiya tatiline:

Bu akşam sanki hiç beni kırmamışsın gibi hissetmek istedim 
En son tatilimizi düşündüm, ayrılmadan 20 gün önce... 
Dünyanın en güzel şehirlerinden birinde, yürüdük kilometrelerce 
İz bıraktık; kaldırımlarda, otelde, caddelerde.... 


Mayın Tarlası'ndan:

Mayın tarlasında bir adam sevmişim aşk sanıp da / Soyunup korkusuzca çırılçıplak kalmışım 
Aşk filmlerinde olur ya işte öyle sevmişim sonunda / Bedenim sağlam bulunmuş, yüreğim paramparça... 

Daha İyi Olmaz mıydı şarkısından:

Bir kahve içseydik, sarılarak ayrılsaydık / Daha iyi olmaz mıydı 
Kaldığın bir otelden ayrılır gibi gitmeseydin  / Daha iyi olmaz mıydı 
Sözü hiç uzatmadan, doğruları söyleseydin / Daha kolay olmaz mıydı 
Ayrılmak yeterince zor, bunu zaten billiyordun / Ama hayatımın en kötü günü haline getirmeseydin 
Daha iyi olmaz mıydı?

3 oktavlık bir ses aralığına sahip olan Şebnem Ferah dünyanın en büyük şarkıcılarından Adele, Beyonce ile aynı ses düzeyine sahipmiş..bence bu müthiş bişi.

Öyküsü olan şarkılar, öyküleri olan şarkıcılar...

Çok hızlı  giden bir arabada gibiyiz. Hiçbir şeyin ayrıntısına, tadına, rengine bakmadan silüet halinde görüyoruz her şeyi sanki. Oysa ayrıntılar öyle güzel ki..