savaş ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
savaş ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Haziran 2023 Cuma

Şarkı Sözleri Öyküleri - 9



Ayşe Şule Bilgiç, yazar, senarist, oyuncu, yapımcı, sosyal girişimci ve disiplinlerarası iletişim uzmanı

Almula Merter'in yönettiği, Arzu Yanardağ, Ayşe Şube Bilgiç, Müge Oruçkaptan, Güner Özkul ve Pınar Ayar'ın rol aldığı Vajina Monologları 2003 yılında ortalığı hayli karıştırmıştı hatırlarsanız. Kadıköy kaymakamı , yasal olarak izni olan oyunun Kadıköy Halk Eğitim'de oynanmasına müsaade etmemiş, birileri de "Vajina demekte utanacak bişi yok o asıl Kaymakam adıyla uğraşsın " diye  kapağı yapıştırmıştı.



Eğlenceli yıllardı, bugünlerin de zeminleri oluşturulan yıllardı. Şimdi eğlenmiyor muyuz? Yaşananların yarattığı tiksinti eğlencenin boyunu aşsa da zeka ile üretilen espriler hala nirvanada bana göre.


Neyyse..Kıraç o yıllarda katıldığı Savaş AY programında bu oyundan bahsederek "bu oyunda  yer almaktan utanmıyor musunuz" demiş. Yobazlık boy boy..ummadığınız yerden fışkırarak çıkabiliyor. Ancak zeki bir kadın olan Ayşe Şube Bilgiç kavga etmek  yerine onaoyunu izleyip izlemediğini sormuş. İzlemediğini öğrenince de oyuna davet etmiş. Sonra Kıraç da onu konserine davet etmiş. 

Bu şekilde başlayan tanışıklık zamanla aşka dönüşmüş .Ancak Türkiye'nin izlediği programda Vajina Monologları'nı ayıp beyan etmekten beis görmeyen Kıraç aşkını itiraf etmekte utangaçmış. Bir türlü söyleyememiş. Bunun üzerine "Ayşem" şarkısını yazmış. Karşılıklı olduğu anlaşılan aşk evlilikle noktalanmış. İki de çocukları olmuş.
Çağrı Manas ve Elif Iraz isimlerini verdikleri çocukları ile yılın belirli dönemlerinde Beykoz’a bağlı Ali Bahadır Köyü’ndeki çiftliklerinde karavanda yaşıyorlar.

Şarkının öyküsüne az da magazin bilgisi kattım sanki bu sefer :)


Kıraç – Ayşe Şarkısının Sözleri

İtiraf ettim kendime, seviyormuşum meğer diye
Sonrada güldüm halime, çocuk musun oğlum diye
Meğer hep çocukmuşum büyümemişim kalmışım
Hiç farkına varmamışım daha sanki on beş yaşım
Ayşem ayşem ayşem gül ayşem güldür ayşem
Ayşem ayşem ayşem yolun ecelimdir ayşem
Ayşem ayşem ayşem gurbetten dönüşüm ayşem
Ayşem ayşem ayşem rüzgarım gönlüm gül ayşem

Ayşe mutlu biten bir masal, madalyonun güzel yüzü
Hem kontes hem köylü kızı, ah ne diyeyim peri kızı
Ben seni sevdim sen beni sevmesende olur
Zaten aşk budur
Ama yinede
Hadi neyse





7 Nisan 2021 Çarşamba

Teoman-17/Şarkı Sözleri Öyküleri -7

 


17 (Onyedi)


Boşver beni

Mühim değilim

Bu onun hikayesi

Çok beyazdı, kir tutardı

Ömrü kelebek kadardı

Mektupları şişedeyken

Bir de bakmış deniz yokmuş

Tek başına dans ederken

Mutsuzluktan sarhoşmuş

Daha 17ymiş

Oyundan kalkmak isterken

Kağıtlar dağıtılmış

Bu hava boşluğunda

Artık her şey satılıkmış

Trafikte akmayan

Hep onun şeridiyken

Söylediği son şarkı

Elveda ZalimDünyaymış

Daha 17ymiş...

Teoman bu şarkıyı 'iki çocuk' şarkısı gibi,  Erdal Eren'e yazmış.Teoman'ın akrabası olan Erdal Eren, 1980 yılında 17 yaşında idam edilmiş.Suçu bir askeri inzibatı vurarak öldürmesi olarak gösterilmiş. Yalnız bu inzibatın otopsisinde yakın ateş sonucu öldüğü, Erdal’ın ise oldukça uzakta olduğunu mahkeme görmezden gelmiş. Kağıtlara Erdal Eren’in adı yazılmış bir kere.(*)


Erdal idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden 
 gazeteciler Savaş Ay ve Emin Çölaşan'a, "avukatıyla görüştürülmediğini, 18  yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18'den küçük  olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini,  vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın  atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden  korkmadığını"söylemiş. İdam kararı verilen Erdal Eren'in 17 olan yaşı bir gün içinde  18 olarak büyütülmüş ve sonrasında hemen idam edilmiş.




 Son fotoğrafı çeken gazeteci Savaş Ay’ın yazısı:

Mamak Askeri Cezaevi’nde idam hükümlüsü bir gencin, Erdal Eren’in son fotoğraflarını çekmiştim yıllar önce.
Yarım saat kadar yanında kalıp, koşullar elverdiğince konuşup, yaklaşık 2 ‘makara’ fotoğraflayıp ayrılmıştım oradan.
Deklanşöre son defa basıp, parmaklıklar arasından ‘sessiz sitemsiz’ bakışını dondurduğum o günün gece yarısında gidip aldılar
onu hücresinden. Teamül gereği sivile, Ulucanlar Cezaevi’ne nakledip, sabaha karşı da hükmünü infaz ettiler, astılar Erdal Eren’i.

Erdal idam edilmeden 16 saat önce kendisini ziyaret eden gazeteci Savaş Ay’a, “avukatıyla görüştürülmediğini, 18 yaşının altında olmasına rağmen idam edilmek istendiğini, yaşının 18’den küçük olduğunu tespit edecek olan kemik testi yapılması talebinin kabul edilmediğini, vurduğu söylenen jandarma erine çok uzaktan ateş açtığını ama otopside yakın atışla öldüğünün kanıtlandığını, kendisini ibret olsun diye asacaklarını ve ölümden korkmadığını” söyledi.
Ağabeyi Erkan Eren, Erdal’ın Mamak Askeri Cezaevi’nde tutuklu kaldığı dönemde gördüğü ağır işkencenin izlerine tanık olduğunu dile getirdi. Erdal’ın idam edildiği tarihte yaşının 18’den küçük olduğunu belirten Erkan Eren, infazı radyodan öğrendiklerini ve Erdal’ın kimsesizler mezarına gömülmek istendiğini söyledi.

O fotoğraf Sezen şarkısı oldu

Erdal Eren’i son anlarında çektiğim o fotoğrafları, milyonlarca kişi gibi Sezen Aksu da görmüş ve çok etkilenmiş.
Anlatırken, “Öylesine masum, öylesine ölümden uzak, öylesine genç ki… Hikayesini de okudum. Ama beni esas vuran o ‘son bakış’ fotoğrafıydı Savaş.

‘AĞIT GİBİ…’
Aysel Gürel’e gösterdim o fotoğrafı. Birlikte bir şeyler yazdık. Onno’ya verdik besteledi (Tunç). Şarkıdan çok ağıta benzedi. Yürekten kopup gelen, saf, duru, sahici…” dedi.
Ve işte o ağıtın sözleri.
“Bir an duruşu gibi
Ömrün gidişi gibi
Veda ederken
Aşk ateşi gibi söner iç çekişler
Amman amman yandım aman
Acı yüzler”

Anısına Bestelenen  Diğer Şarkılar

* Sezen Aksu, Son Bakış (sözleri Aysel Gürel’e, bestesi Onno Tunç’a ait)
* Teoman, İki Çocuk (Teoman, Erdal Eren’in akrabası olduğunu Cnn Türk’te Ahmet Hakan’a açıklamıştır.)
* Mor ve Ötesi, Darbe
* Grup Yorum, Büyü Gülten Akın’ın şiirinden bestelenmiştir. Selda Bağcan Edip Akbayram gibi sanatçılar tarafından da seslendirilmiştir.
* Gına, Kırmızı Halı
* Saian Sakulta Salkım, Suç
* Ali Ekber Eren, Ankara Adı Kara
* Ali Asker, Şu Metris’in Önü


(*) kaynak  : https://www.hurriyet.com.tr/mahmure/galeri-iste-o-sarkilarin-hikayeleri-34941150/2