50 yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
50 yaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2026 Pazar

Beklenmeyen Şarkı



Şaşkınım hayatın değişim hızından.

Bir sahneye çıkıyorsunuz elinize mikrofon verilmiş üzerinizde tam da uygun bir kostüm.
Salondaki herkes gözünü dikmiş alışkın rahatlıkla size bakıyor beklentiyle.

Hadi başla?
E hadi?

Ben o şarkıyı bilmiyorum dostlar.
Daha evvel, tıpkı sizin gibi seyirci koltuğuna oturmuş sahnedekileri izlemiştim. Sahneye, bu  rolle ilk çıkışım...


Hiç evlenme yaşında çocuklarım olmadı daha evvel.
Hiç altındaki kakalı bezi değiştirip ilk dişinin çıkışına sevindiğim yeğenimin aşık olduğu kızla tanışmadım.
Dünün sivilceli oğlanları bugünün yetişkini ve ailemden biri olarak  soframda yer almaya yeltenmedi hiç.


Belki bir zamanlar aynı sinemaya gidip  aynı filmde içimizin kıpır kıpır olduğu ama o zamanlar tanımadığım gençleri  dünür olarak görmedim.
Eve gelirler mi ne yapmalı nasıl davranmalı ne söylemeli ne söylememeli..ne giymeli ne takmalı nerde susup nerde konuşmalı- çocuğu, sevgiliyi-aileyi-yeni tanıştığın ama muhtemelen ömrün boyu göreceğin insanları  incitmeden- kaç adım atmalı..

Sana nasıl hitap etsin denildiğinde bakakalıyorum. 

Yapım  mesafeli.. geleneksellikle  çocukken bile başım hoş değildi şimdi yetişkin hayatının hayır deme lüksüne sahipken  hiç  kolay değil "beklenen cevabı " vermek. Bana ne desin ! Bana  Mr Darcy desin hayatımda en  öykündüğüm kişilik olur kendileri. Bana efendi hazretleri desin, bayılırım vallahi. Yok bana anne manne demesin. Annelik öyle kolay makam mı yahu? Belim kırık her yerlerimde platinler ve şeker tavanken canımı koydum ortaya  anne olabilmek için. Her gününü sevdik çocuklarımın her nefeslerine taptım emek verdim. Doğurmadığım anne demesin. ..ama bu çocuklarımı üzer mi "herkes gibi olmayışım" bu defa sorun yaratır mı?

Kimisi için kolay sıradan ve aman ne var canım bunda denilecek meseleler belki.
Ben bunların cevabını bilmiyorum.



Elimde mikrofon.

Salonda, bana her şeyi bildiğimi sanıp  gülümseyerek bakan suratlara boş boş bakıyorum.

Ben o şarkıyı bilmiyorum..

50 yaşını geçmiş olabilirsiniz.
Ama hala bi dolu "ilk kez" yaşadıklarınız ve cevabını bilmedikleriniz var hayatta.



6 Kasım 2020 Cuma

Maske




 Maske takmak, yani en azından sıhhi amaçla maske takmak günlük hayatın rutini. Ne kadar çabuk kabulleniyoruz kocaman değişiklikleri.


Hayat ne maskelere mecbur etti bizi...bunu mu kabullenemeyeceğiz yoksa. Di mi?

Başta öfkeyle söylensem de (yaz mevsiminde maske nefes aldırmıyordu) mevsim kışa  döneli keyfii çıkardığımı bile söyleyebilirim.


Esnerken ağzımı kapatmıyorum  mesela😂😂😂

Rujumu maske üzerine sürme eğilimim var

Kulaklığım var ve telefonda konuşuyor isem kendi kendine konuşan bir kadın görüntüsünde idim işe yürüyerek geldiğim o tapılası saatler içerisinde. Şimdi ağzımı görmedikleri için bana deliymişim gibi bakmıyor insanlar.

Ama en keyiflisi, yürüyerek gelirken avaz avaz eşlik ediyorum  dinlediğim  şarkılara ve kimse bunu görmediği için son derece özgür şarkılarım.


Altta, Kadıköy yolu üzerinde Elvis'e "tomorrow will be to late" (tık)  haykırışları ile eşlik ederek evrendeki yerini alan 50 yaşında ve saçmalıklarını seven bendenizi görüyorsunuz.

Zor günlerden geçiyoruz.

Ama bunu can sıkıcı şekilde yaşamak zorunda değiliz.

Şarkıda da söylendiği gibi :


"I’d spend a lifetime
Waiting for the right time"

Bir ömür harcadım, doğru zamanı bekleyerek...


Gülümsemek için en doğru an..şimdi.


Şarkıdan bahsetmişken sözlerini ve çevirisini vermemek olmaz:


IT'S NOW OR NEVER

ŞİMDİ YA DA ASLA


It's now or never, come hold me tight
Şimdi ya da asla, gel sımsıkı sarıl bana,

Kiss me my darling, be mine tonight
Öp beni sevgilim, benim ol bu gece!
.
Tomorrow will be too late,
Yarın çok geç olacak,

It's now or never, my love won't wait.
Şimdi ya da asla, aşkım beklemeyecek.


When I first saw you, with your smile so tender
Seni ilk gördüğümde, o hoş gülümsemenle,

My heart was captured, my soul surrendered.
Kalbim ele geçirildi, ruhum teslim oldu.

I've spent a lifetime, waiting for the right time
Bir ömür harcadım, doğru zamanı bekleyerek

Now that you're near, the time is here at last.
Madem ki yanımdasın, nihayet zamanı işte.


Just like a willow, we would cry an ocean
Tıpkı bir söğüt gibi, okyanus dolusu ağlarız,

If we lost true love, and sweet devotion.
Eğer gerçek aşkı ve tatlı adanmışlığı kaybedersek.

Your lips excite me, let your arms invite me
Dudakların beni heyecanlandırıyor, kolların davet etsin,

For who knows when, we'll meet again this way.
Çünkü kim bilir, tekrar ne zaman böyle buluşacağız.