Bir dönem "ben neleri atlattım, bu başıma geleni de atlatırım" demek için geriye dönüp bakardım.
Bir dönem, "kibre kapılma Kadriye" demek için okudum geriye bakıp.
Bir dönem "ben kimim" demek için.
Velhasıl..geriye bakmak ama objektif bakabilmek bana iyi geldi. Hatırlamak. İlk aşkı..yüksek perdeden atışlarımı 😏 üniversite yıllarını, o zamanlar en değerli olup sonradan "aaa öyle de biri vardı di mi" dediklerimi...
Anne olunca işin boyutu değişti. Çocuklarımla sürekli çatışma yaşadığım bir konu vardı . "Anne hep yapmadıklarımı görüyorsun.." eleştirisi. "Yine" öyle emindim ki haklı olduğumdan... anlatıp duruyordum onlara "neden haklı olduğumu".
Sonra aklıma geldi, günlüğümü açıp o yaşlarımı okuyayım dedim. Aynen şöyle yazmışım "bi bitmiyor bi bitmiyo. Akşama kadar bişileri yapıp bitirsem neyi yapmadıysam onu görüyor ve daima haklı annem. Bunaldımmmmmmm"
O akşam çocuklara "haklısınız" dedim. Ben isteklerimi ve düşüncemi yanlış ifade ettim.
Anneye ihtiyaçları var...cetvele değil habire ölçen ve değerlendiren.
Bazen, direkt 45 yaşında doğmuşum gibi davranıyorum. Hele 50'leri geçince o-hoo... çok değişiyor insan "20'lerindeki kendisine" kıyasla.
Yılbaşı dileklerim, Hıdrellez dileklerim bile nasıl da değişmiş.
Nazım'ın dediği gibi....
hüzün ki en çok yakışandır bizebelki de en çok anladığımız





Otobüsteki resim çok tatlı Allah bağışlasın kızçeleri. Hülya
YanıtlaSilAnnelik kolay sanat değil, bence bir sanat. Yani yemek yapmaya bile sanat diyorlar ama asıl annelik sanat ve zor bir sanat. Çocuk, her yaşta çocuk. :) Kolay gelsin:)
YanıtlaSil