Ve deliler gibi hayran olduğum Meryl Streep'in sesini bayılıp bittiğim ABBA'ya tercih ettim .
Kafamı kuma filan gömmüyorum.
Enerjimi ve zamanımı "çaresizliğe" harcamayacağım.
Bize de sıra gelecek..güzel şeyleri başlatmak ve devam ettirmek için.
Ancak kötülüğün bu kadar koyusunda ..suyumu kirletmemem.
Konuşmak istemiyorum
Yaşadıklarımız hakkında
Beni üzse de
Hepsi tarih oldu
Tüm kartlarımı oynadım
Ve sen de öyle yaptın
Söylenecek bir şey kalmadı
Oynanacak as kalmadı
[Nakarat]
Kazanan her şeyi alır
Kaybeden küçülür
Zaferin karşısında
Bu onun kaderi
[Bölüm 2]
Kollarındaydım
Oraya ait olduğumu düşünüyordum
Sanırım mantıklı gelmişti
Bana çit örmek
Bana bir ev yapmak
Orada güçlü olacağımı düşünmek
Ama bir aptaldım
Kurallara göre oynayan
[Nakarat]
Tanrılar zarı atabilir
Zihinleri buz gibi soğuk
Ve aşağıda birileri
Sevdiğini kaybeder
Kazanan her şeyi alır (Her şeyi alır)
Kaybeden yıkılmak zorundadır (Yıkılmak zorunda)
Açık ve basit (Basit görünüyor)
Niye şikayet edeyim ki? (Şikayet edeyim?)
[Bölüm 3]
Söyle, seni öpüyor mu
Benim seni öptüğüm gibi?
Aynı hissediyor musun
Adını söylediğinde?
Derinde bir yerde
Seni özlediğimi bilmelisin
Ama ne diyebilirim ki?
Kurallar uyulmak içindir
[Nakarat]
Yargıçlar karar verecek
Benim gibiler de uyacak
Şovun seyircileri
Hep sessiz kalıyor
Oyun yeniden başlıyor (Yeniden başlıyor)
Sevgili mi arkadaş mı? (Arkadaş mı?)
Önemli mi önemsiz mi? (Önemli ya da önemsiz?)
Kazanan her şeyi alır (Her şeyi alır)
I don't wanna talk About things we've gone through Though it's hurting me Now, it's history
I've played all my cards And that's what you've done too Nothing more to say No more ace to play
The winner takes it all The loser's standing small Beside the victory That's her destiny
I was in your arms Thinking I belonged there I figured it made sense Building me a fence
Building me a home Thinking I'd be strong there But I was a fool Playing by the rules
The gods may throw a dice Their minds as cold as ice And someone way down here Loses someone dear
The winner takes it all (takes it all) The loser has to fall (has to fall) It's simple and it's plain (it's so plain) Why should I complain? (Why complain?)
But tell me, does she kiss Like I used to kiss you? Does it feel the same When she calls your name?
Somewhere deep inside You must know I miss you But what can I say? Rules must be obeyed
The judges will decide (will decide) The likes of me abide (me abide) Spectators of the show (of the show) Always staying low (staying low)
The game is on again (on again) A lover or a friend (or a friend) A big thing or a small (big or small) The winner takes it all (takes it all)
I don't wanna talk If it makes you feel sad And I understand You've come to shake my hand
I apologize If it makes you feel bad Seeing me so tense No self-confidence, but you see
The winner takes it all The winner takes it all
So, the winner takes it all And the loser has to fall Throw the dice, cold as ice Way down here, someone dear Takes it all, has to fall Yes, it's plain, why complain?
Biri benim yerime söylemiş,biri benim yerime bunu duymuş yazmış,biri benim yerime yazılanı görmüş ve bana iletmiş.
Minnettarım yazılanda ve fotoğrafta beni görebilene...
Bazı şeyler için artık sabrım yok; ukala biri haline geldiğim için değil, aksine hayatımda artık beni mutsuz eden ya da üzen şeyler ile vaktimi daha fazla kaybetmek istemediğim bir noktaya ulaştığım için… Laf sokmalara, haddinden fazla eleştirilere ve hangi türden olursa olsun talep ve beklentilere artık sabrım yok. Benden hoşlanmayan insanları memnun etmeye, beni sevmeyen insanları sevmeye ve bana gülümsemeyen insanlara gülümsemeye yönelik arzumu kaybettim. Artık yalan söyleyen ve beni yönetmek isteyen insanlara bir tek dakika bile harcamak istemiyorum. Oyunların, ikiyüzlülüğün, sahtekarlıkların ve ucuz övgülerin olduğu ortamlarda bulunmak istemiyorum. Çok bilmişliğe ve akademik ukalalığa tahammülüm yok. Aynı şekilde boş dedikodulara da bulaşmak istemiyorum. Uyuşmazlıklardan ve karşılaştırmalardan nefret ediyorum. Farklılıklardan, hatta zıtlıklardan oluşan bir dünyaya inanıyorum, bu nedenle katı ve toleransı olmayan insanlardan kaçınıyorum. Arkadaşlıkta sadakatsizlikten ve ihanetten hoşlanmıyorum. Birisine nasıl iltifat edileceğini ya da cesaretlendirmek için ne diyeceğini bilmeyen insanlarla bir arada olamıyorum. Abartılar beni sıkıyor. Ve her şeyin de üzerinde, sabrımı hak etmeyen hiç kimseye sabrım yok”. |MERYL STREEP