çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2026 Pazartesi

Oyun Yeniden Başlıyor


Kendimi iyi hissetmeye  ihtiyacım vardı

Mamma Mia birebir bunun için..

Ve deliler gibi hayran olduğum 
Meryl Streep'in sesini  bayılıp bittiğim ABBA'ya tercih ettim .

Kafamı kuma filan gömmüyorum.

Enerjimi  ve zamanımı "çaresizliğe" harcamayacağım.

Bize de sıra gelecek..güzel şeyleri  başlatmak ve devam ettirmek için.

Ancak kötülüğün bu kadar koyusunda ..suyumu kirletmemem.




Konuşmak istemiyorum

Yaşadıklarımız hakkında

Beni üzse de

Hepsi tarih oldu

Tüm kartlarımı oynadım

Ve sen de öyle yaptın

Söylenecek bir şey kalmadı

Oynanacak as kalmadı


[Nakarat]

Kazanan her şeyi alır

Kaybeden küçülür

Zaferin karşısında

Bu onun kaderi


[Bölüm 2]

Kollarındaydım

Oraya ait olduğumu düşünüyordum

Sanırım mantıklı gelmişti

Bana çit örmek

Bana bir ev yapmak

Orada güçlü olacağımı düşünmek

Ama bir aptaldım

Kurallara göre oynayan



[Nakarat]

Tanrılar zarı atabilir

Zihinleri buz gibi soğuk

Ve aşağıda birileri

Sevdiğini kaybeder

Kazanan her şeyi alır (Her şeyi alır)

Kaybeden yıkılmak zorundadır (Yıkılmak zorunda)

Açık ve basit (Basit görünüyor)

Niye şikayet edeyim ki? (Şikayet edeyim?)


[Bölüm 3]

Söyle, seni öpüyor mu

Benim seni öptüğüm gibi?

Aynı hissediyor musun

Adını söylediğinde?

Derinde bir yerde

Seni özlediğimi bilmelisin

Ama ne diyebilirim ki?

Kurallar uyulmak içindir


[Nakarat]

Yargıçlar karar verecek

Benim gibiler de uyacak

Şovun seyircileri

Hep sessiz kalıyor

Oyun yeniden başlıyor (Yeniden başlıyor)

Sevgili mi arkadaş mı? (Arkadaş mı?)

Önemli mi önemsiz mi? (Önemli ya da önemsiz?)

Kazanan her şeyi alır (Her şeyi alır)





I don't wanna talkAbout things we've gone throughThough it's hurting meNow, it's history
I've played all my cardsAnd that's what you've done tooNothing more to sayNo more ace to play
The winner takes it allThe loser's standing smallBeside the victoryThat's her destiny
I was in your armsThinking I belonged thereI figured it made senseBuilding me a fence
Building me a homeThinking I'd be strong thereBut I was a foolPlaying by the rules
The gods may throw a diceTheir minds as cold as iceAnd someone way down hereLoses someone dear
The winner takes it all (takes it all)The loser has to fall (has to fall)It's simple and it's plain (it's so plain)Why should I complain? (Why complain?)
But tell me, does she kissLike I used to kiss you?Does it feel the sameWhen she calls your name?
Somewhere deep insideYou must know I miss youBut what can I say?Rules must be obeyed
The judges will decide (will decide)The likes of me abide (me abide)Spectators of the show (of the show)Always staying low (staying low)
The game is on again (on again)A lover or a friend (or a friend)A big thing or a small (big or small)The winner takes it all (takes it all)
I don't wanna talkIf it makes you feel sadAnd I understandYou've come to shake my hand
I apologizeIf it makes you feel badSeeing me so tenseNo self-confidence, but you see
The winner takes it allThe winner takes it all
So, the winner takes it allAnd the loser has to fallThrow the dice, cold as iceWay down here, someone dearTakes it all, has to fallYes, it's plain, why complain?


 

18 Ocak 2015 Pazar

VOUS À VOTRE MANIÈRE, I AU MIEN - Sen Yoluna ben Yoluma







VOUS À VOTRE MANIÈRE, I AU MIEN

Toi et moi.
Comment les jours merveilleux ont eu nous avons vécu.
Sachant que ces jours ne dureraient pas.
Une amitié gentille pendant des peu de-semaine-vacances.
Pendant les nuits travaillées au noir, sous les arbres.
Dans les bras de la solitude nous causerions.
Au sujet de la richesse, pauvreté, bonheur, unhappiness.
Fortune, misère pendant de longues heures.
Peut-être nous avions trouvé son remède.
Maintenant nos manières sont séparées.
Vous à votre manière, I au mien.
Ce qui se produirait s’il y avait des mers, de hautes montagnes ?.
Puisque votre nom est découpé sur mon coeur, ne pas penser que j’oublierai toi.
Au revoir mon oreille sympathique, au revoir mon ami.
Nous pourrions rencontrer quelque part un jour.
Nous parlerions du passé et du futur.
Au revoir mon oreille sympathique, au revoir mon ami.



SEN YOLUNA BEN YOLUMA
Seninle ben,
Ne kadar güzel günler yaşamıştık birlikte
Bilirdik ki bu günlerin yarınları olmayacak
Birkaç haftalık tatilde dostça bir arkadaşlık
Mehtaplı gecelerde, ağaçların altında
Yalnızlığın kollarında sohbet ederdik
Zenginlikten, yoksulluktan, mutluluktan, mutsuzluktan
Servetten, sefaletten uzun uzun konuşmuştuk
Belki de çaresini bulmuştuk
Şimdi burada bizim yollarımız ayrılıyor
Sen yoluna, ben yoluma
Aramızda derya deniz, yüce dağlar olsa ne olur?
Unuturum sanma sakın, ismin kalbimde yazılı
Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım
Belki bir gün bir yerlerde karşılaşırız seninle
Eski günleri anarız, gelecekten bahsederiz
Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım.