konser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
konser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2017 Perşembe

GEZERSEM ÖYLE BÖYLE DEĞİL FENA GEZERİM



Yazamadım çünküüü koş koş  koş koş...bakınız nerelere takıldım bir haftada:

SİNEMA:







Vizyona girdiği gün  gitmeyi çok istedim ama toplantıya katılmam gerekiyordu gidemedim. Geçen sene kapıları kırıp içeri girenler aklımdaydı ama  bu sene sakin bir toplulukla girdim sinemaya çok şükür.








Film bu sefer kitaba daha uygundu. Daha cüretkardı. Renklerin büyüsü, görsel bütünlük kesinlikle beni etkiledi:çok doğru kullanılmıştı.Daha evvel de dedim : 20 ya da 30'lu yaşlarda izlesem farklı  algılardım  ama bu yaşta, Türkiye gündemi ile yoğrulmuş ve yorulmuş beynim ile sadece çekimlerin güzelliği beni heyecanlandırdı ve keyif aldım.

Mr Grey beni güldürdü. Filmi izlerken karısının kıskanç olduğu ile ilgili okuduğum şeyler aklıma geldi ve gerçekten gülmekten kendimi alamadım. Anastasia ilk filmden daha iyiydi. makyaj uzmanlarını mı değiştirdiler bilmiyorum ama ne yaptılarsa bu sefer kız gözüme güzel göründü. Kim Bassinger'i görünce de "zalımsın zaman" demekten kendimi alamadım.

Gidin, izleyin;keyif alacağınız bir film, güzel zaman geçireceksiniz.

TİYATRO:


Tiyatro Martı'nın "Demir" oyununa gittim. Güzin Özyağcılar oyunu alıp götüren kişi.Seyirciyi de sahneye bağlayan ipler onun elinde.Eski jenerasyon ile yeni jenerasyon arasındaki farkı bariz izliyorsunuz. Oyun güzel ama ağır denilebilecek nitelikte. Kalitesine yaraşır dolulukta değildi salon..üzüldüm.



KONSER:


"Aşka Adanmış Şarkılar" KKM 14 Şubat etkinliği idi. Yeğen (Mert) bende ya, oğluşumla  gittik konsere. Şems Trio ve bir konuk sanatçı  vardı sahnede. Yeşilçam filmleri konsept alınmış, ekip süper, salon tıklım tıklımdı. Her parçayı çok büyük bir beğeni ile  dinledim. Konser bittiğinde neden bu kadar kısa diye hayıflansam da saate baktığımda tam bir saat sürdüğünü hayretle gördüm. Salonun merdivenleri bile doluydu. Tebrikler Kozyatağı Kültür Merkezi.

FESTİVAL:



Kadıköy Kış Sanat Festivali'ne katıldım. Bilet yerine kitap isteyen Türkiye Gençlik Akademisi  bir grup pırıl pırıl genç insandan oluşuyor. Şahane de bir program düzenlemişler.

İLK GÜN:


  • Yalnızlık Senfonisi –Perdesiz Sanat

• Madox ile 3 gece tiyatro gösterimi
• Dans
• Müzik Performans)

İKİNCİ GÜN:

• Seramik workshop
•     Beckett tiyatto
• Folklor Gösterisi - Karadeniz
• Tango

Ayrıca bakımevlerinde kalan çocukların resimlerinden de sergi açmışlar.
Açılış konuşmasında  da gözlerim doldu (basında yer almış alıntı oradan)

"Kısa vadede hepiniz Türkiye Gençlik Akademisi’nin faaliyetlerini yakinen göreceğinize ben yürekten inanıyorum. Bizim buraya çıkma amacımız bu festivali gerçekleştiriyor olma amacımız bize çok eskilerden gelen bir emanet, bir vazife hatta Türk gençliğin birinci vazifesini yerine getirmek için Kış Sanat Festivali organizasyonu yapılmıştır. Bu vazife bize 1923 yılından kalan bir emanettir. Bazı zamanlar vardır. Elinizi taşın altına sokmanız gerekir. Bazen küçük ya da büyük olmanız çok da önemli değildir. Ve bazen Hz. İbrahim’e karınca olmak gerekir o suyu taşıyan. Ve o günler geldiği zaman ne yanmaktan korkmamız gerekiyor ne de ezilmekten. Türkiye Gençlik Akademisi’nin bundan sonra herhangi bir üyesi ve herhangi bir gönüllüsü hiçbir zaman korkmayacaktır. Birinci vazifesini yerine getirmekten yılmadan usanmadan kaçmaya devam edecektir"

SERGİ:




"Ahşaba Dokunmak" sergisinin açılışına katıldım. Sergi çok güzel ve ahşabın insana huzur veren büyüsü estetikle birleştiği için benim bi ayrıca hoşuma gitti. 

 

7 Şubat 2017 Salı

KONSER-TİYATRO-SİNEMA-SERGİ VE UMUT



KONSER

1 ŞUBAT ÇARŞAMBA
KADIKÖY BELEDİYERSİ CKM- BARIŞ MANÇO ANMA GECESİ
SES VER SUS-ACAPELLA KONSER

Selin ile atladık gittik konsere
Aman Allah'ım
Enseyi karartmayan aydın insanları bağrıma basasım geldi
650 kişilik salonda 1000 kişi vardı
Barış Manço'nun güleç yüzü ile umudu ve sevgiyi naif ezgilerle sunduğu şarkıları ve sanatı bağırlarına bastılar 7'den 77'ye.
Onca zaman vazgeçmeden ayakta durdular
İnanamadım,  gözlerim doldu
Gören neye ağladım sandı kimbilir
Ben sadece o salonda ayakta konser dinleyen onca insanın hala varoluşuna ağladım sevinçten

Umut hep var!

Belediye " Ses Ver Sus" gurubu ile anlaşmış . Muhteşem ötesi bir acapella konseri dinledik. tık

Mutlu ayrıldık oradan..net

TİYATRO

03 ŞUBAT CUMA
İBB ŞEHİR TİYATROLARI-MUSAHİPZADE SAHNE
MARTI


Aldım Selin'imi koşa koşa coşa coşa Martı ile buluşmaya gittim
Tadı  damağımda kaldı
Bir daha gitmeyi ister miyim..isterim ama bu kesinlikle herkes ister anlamını taşımamalı. Herkesin seveceği bir oyun değil bence Martı..ama herkesin mutlaka görmesi gereken bir oyun.
Sahne tasarım ve dekor  mükemmeldi.
Oyunculara zaten tek laf eden çarpılır..hani o kadar bir iyiydiler.
Kısa bir  oyun olmamasına karşın bir an bile sahneden kopmuyorsunuz.
Gerçekten ve can-ı gönülden tebrik ettim emeği geçen herkesi.

Salon yine eksiksiz doluydu.
Sanat, yani  kalbin hissedip aklın düşünebildiği o muazzam mecra yine aydınlıktı.

Umut hep var

Mutlu ayrılıp bir de Musahipzade'nin iki adım aşağısındaki meşhur kokoreççiye uğradık kızımla. Duble mutlu gittik eve.
Canım kendim
Seni çok seviyorum :-P

SİNEMA:

04 ŞUBAT CUMARTESİ
AKASYA CİNEMAXİMUM - LA LA LA LAND (AŞIKLAR ŞEHRİ)


Snowden'a gitme kararı ile koşturdum gittim o gün. Lakin VİP diye bir sinema çeşidi varmış 38 TL filan. Gitmedim elbette. maaşım ayda 30 bin TL olsun size bile ısmarlayacağım söz ama şu anki koşullarda ben gidemem yani ne yapayım. B Planını devreye sokup oscarda adından söz ettiren Aşıklar Şehri'ne gittim.

Şiddetle tavsiyemdir.
Sakın gitmeyin


O müzikal ve aşkı anlatan bir sinemadan çok renk cümbüşü ile kanıtlanmış algıya hitap eden , kapitalizmin aşı nasıl yerle bir ettiğini anlatan bir sinema. Cumartesi sabahımı heba ettiğime hayıflandım durdum. Müzikal hiç izlemesem belki bir anlam ifade ederdi. Etmeyin gitmeyin..hiç bişi izlemedimse  singin'in the rain izlemiş adamım di mi. Acı verici bir şey ikisine de müzikal denilmesi.

İlkseanstı ve salon %60 doluydu.

Bu arada Akasya'da ilk kez gitmiş olsum sinemaya salonlarını beğendim.Yine de alışkanlıklar anahtarları denize atılmış kelepçelerdir diyerek sonraki sinemalar iin Natuilus'a gideceğimi beyan etmeliyim :D

Sanat ve yaşamın tüm güzellikleri hep bizimle olsun.

Damağımda hala Star Wars  duruyor..isyan umutla başlar

ve SERGİ..

Türkiye Yazarlar  Sendikasını 'nın Nazım Hikmet'in şiir kitaplarında bile olmayan şiiri ile başlayan "40 şair 40 şiir" sergisinde 40 değerli şairiimizin orjinal yazımlarının olduğu sayfaları  gezdim. Sergi bitmesine karşın hala  devamı isteniyor. Sergiyi binlerce kişi  gezdi. belleklerine, şairlerine, şiirlerine sahip çıkan herkesi kucaklıyorum.Mutluyum çünkü görüyorum ki umut hep var..

Sevgiler tüm dostlar.



1 Şubat 2017 Çarşamba

YAŞAMAK VAR YA...



Haberlerde belli surat ve belli seslerden arındırdım kendimi.
Ohhhhhh..Heidi'nin büyükbabasının  çatıkatında uyanıyorum sabahları..öyle bi kendime geldim.

Sabahları  peynir kızartanım da olsa horon tepe tepe geleceğim iş yerime.


Tiyatro , konser, anma,sinema..sanata dair ne varsa (Kadıköy'de yaşamak  avantaj ve ayrıcalığı ile) kucaklıyorum hepiciğini. 

KADIKÖY BELEDİYESİ MURAL İLE ŞENLENMİŞ BİR DEVLET KURUMU..BAYILIYORUM

Misal, bu akşam CKM'de yapılacak olan Barış Manço Anma'sına gideceğim kıvırcığımı alıp ;andolsun ki durmayacağım yaşamaktan ve yaşadıklarımdan keyif almaktan.


Bir kere denizin ortasında motorlar çarpıştı Yunan misali denize dökülüyorduk Üsküdar-Beşiktaş hattında
İki kere zehirlendim.
Çocukken annem elinde saat sabaha çıkarmıyım diye başımda beklemiş günlerce..menenjit hariç çocuk felci dahil  her bir halt beni bulmuş

Vukuat çok efendim..kaç kere araba çarptı saymaya bile tenezzül etmiyorum artık.

Yani diyeceğim o ki: Bunca bunca kere top direkten dönmüş;KURTULUŞ SAVAŞI ve ÇANAKKALE SAVAŞI'nda şehir düşenlerin torunuyum ben.

Yemez dostum yemez böyle manyak gündemler bombalar şunlar bunlar: ömür Allah'ın verdiği kadar. ne korkacam? Kimi bir terör saldırısında ölür kimi gülmekten ölür, kiminin yanında bomba patlar kiminin boğazına makarna kaçar..sebep değişse de belirleyen değişmez:ömür Allah'ın verdiği kadar.



Bu akşam Barış Manço anmasındayım,
Yarın sinemaya gideceğim.
Cuma akşamı tiyatro biletim var,
Cumartesi sabahı muhtemeldir ki yine sinemaya giderim.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış..şaşarım !


Çiçek ektim..filizlendi
Kar ayazı kışı, kış ardındaki baharı müjdeliyor..


Her şey  çok güzel olacak.


20 Haziran 2015 Cumartesi

Sevgi Neydi?Sevgi Emekti....


Tabii ki iki kızım da takdirname aldı "yine", hatta biri okul derecesine girdi "yine".

Onca emek verdim,tepelerinde idim bütün sene başarılı olabilmeleri için.

Her ay tiyatroya götürdüm en az bir kere...en sevdikleri arkadaşları ile tabii.


 Spora gittik haftasonları aksatmaksızın.






Ne zaman "konser var anne" dediler, her zaman sol anahtarını çeviriverdim cüzdanımın.

















Konseptli hobi mağazalarında saatleri harcadık.






















Bir enstrüman çalmaları için elimden geleni yaptım, beynim iki kat olana kadar evde provalarını dinledim.






















Derse geç kalmak olsa da sonunda, parkta oyun çektiyse canı,oyunlar oynadık.

















Sokak hayvanlarını besledik,sevdik gönlümüz şenlensin dostlukları ile diyerek.


















"Yorgunum..okula gidesim yok" dediklerinde yollamadım okula.Bilir benim çocuklarım kendilerini dedim,derslerinden geri kalırlar demedim hiç.


Kutu oyunları aldım, oynadık doyasıya.



Sevdiğim müzikalleri anlattım, defalarca izledik beraber, şarkılarını ezberlemeye çalıştık.Sınav zamanlarında Dirty Dancing'di favorimiz...Hayallerine inanmayı,Hardvard'da doktor olmanın bazen iyi yürekli bir garson olmak etmediğini,şarılara ve aşka inanmayı tartıştık.Sınavlar finallere yaklaşırken Phantom of Opera'yı o kadar dinledik O kadar seviyorduk ki şarkısını, telefon zillerimizi bile onun şarkısına çevirmiştik.



Müzikali Türkiye'ye gelince gelince seyri şart oldu tabii..müzikallere gidildi.





















Bilmediğimiz sahilleri, denemediğimiz tatları koyduk sıraya.




Sergileri gezdik,kitaplar okuduk onlarca ve onlarca.



















Hayaller kurduk, hayallerimize inandık..



Uzuuun yürüyüşler yaptık kızlarımla, projeleri gece yarısı 

yapmak kaldı onlara, sabah uykusuz gittiler okullarına.Ama neşeli, ama sevecen,ama onlara inandığımı bilerek...

İstedikleri her sinemaya gittiler;ama yalnız ama arkadaşları ile ama birbirimizle.

Canım sıkıldı dolaşacağım dediklerinde durmadım önlerinde, dersin mi var demedim hiç.


Takdirnameleri bir yana "özgür düşünen,farklı olmaktan korkmayan bir çocuk" ibaresi yok mu küçüğümün karnesinde..mest etti beni mest.

Büyüğümün okul derecesine girmesi, Kanarya Adaları'na gönderilen 3 çocuktan biri olması..

Bir eğitim öğretim yılını daha böyle kapattık.
Gururluyuz mutluyuz!