6 Ekim 2026 Salı
Avengers: Endgame
13 Mart 2026 Cuma
Uğultulu Tepeler (Rüzgarlı Bayır)

Nasıl seviyorum AVM'nin sinema katındaki o patlamış mısır kokusu eşliğinde kendime ait o zaman dilimine girmeyi anlatamam.
Son dönem çekilen filmlerde önemli karakterlerden biri japon-kore-çinli yani Asyalı oluyor ve bu beni şaşırtıyor. Uğulutulu Tepeler'de de bu devam etmiş.
30 Ocak 2026 Cuma
Avatar: Ateş ve Kül
Dün 3 kere bilet aldığım halde bir türlü gidemediğim Avatar filmine gittim.
Oyuncular: Sam Worthington, Zoe Saldana, Sigourney WeaverOrijinal adı
Avatar: Fire and Ash
Planlama yapabilecek bir hayatım olmaması ne hazin. Son an kararları ile her şey.
![]() |
Yerde gökte ne varsa bir araya geldi "haydi" denilip kötüye karşı savaş söz konusu olunca.
Bildiğim, evlerimizdeki minik mutluluklar olmasa hayata tahammülün azalacağı, kocaman mutsuzluklardan yorulmuş bir topluma dönüştüğümüz
15 Ağustos 2024 Perşembe
Deadpool & Wolverine
Dün, bana uzun gelen zamanlar sonrasında sinemaya gittim.
Sinema, şu saçma ve gittikçe saçmalığının dozu
artan çağımızda; berbat haldeki ülkemizde; beni delirtecek kadar salaklaşan
milletin bir kısmına rağmen mutlu edici bir etken. Kendimden bunu
esirgememeliyim.
"Halk Günü Candır" diyerek Çarşamba'ya bilet aldım ve yine uzun zamandır tatmadığım bir keyfi de ekleyerek kıvırcık ve portakal çiçeği kokulu kızıma da bilet aldım.
Daha evvel bahsetmişimdir. Ben yalnızlığı seviyorum. sinemaya , konsere, tiyatroya, geziye, yemeğe yalnız giderim. Ancak Selin ile sinema...yalnız gitmişim kadar keyiflidir. O kadar ayrıntı ve inanılmaz bilgilere sahip ki zaten keyifle izlediğiniz filme bambaşka bir keyif katıyor. Cep telefonunu karanlığın ortasında pörtletip beni delirten o tiplerden de değil. Mızıkdanıp homurdanıp saçma sapan yorumlarla an'ı da heder etmez. Uyumlu ve modern bir genç hanım kendisi. Benim diye demiyorum : bayılıyorum.
Neyse konu sinema. Yazarken bile burnuma patlamış
mısır kokusu geliyor . Nasıl bir adanmışlığı varsa ruhumun :-)
Sinemaya girerken ben su aldım kendime, Selin Eti Form
aldı. Düğün mevsimi mi nedir, heyecanla reklamları bekledim ama hemen hepsi
mobilya ve düğün ile ilgiliydi.
Ryan Reynolds ve Hugh Jackman'ın başrollerini paylaştığı Deadpool & Wolverine, geçen
hafta sonunda 1 milyar dolarlık hasılatı aşarak büyük bir başarıya imza atmış.
Film eğlenceliydi. Fox ‘a doya doya gönderme yapmışlar…hani
demediklerini bırakmamışlar desem yeri.
Disney ve Marvel da "azarlayan" eğlenceden payını almış.
Filmde her ortamda ve her koşulda ve her paralel evrende köpüşüne aşık Deadpool'u görünce ister istemez aklıma bizimkilerin sokak hayvanlarını katletme yasası geldi. Bir saydım sövdüm içinden bir koptum filmden ama ne kadar dilesem de bu kötü ve yoz insanlardan kurtulup o paralel evrenlerden birine gitme şansım olmadığını bildiğim için sakince filmi izlemeye devam ettim.
Yine de filmin sonunda “hiçliğe” mahkum
edilişimizi “iki kişinin dostluğu
ve asil fedakarlıkları” engelledi. Fedakarlığı yapan kişi bir kişi olsa
ölecekken iki kişi oluşlarının yani
dostluğun ve birlikteliğin yarattığı büyü, en büyük gücü oluşturdu.
Bunu sevdim…yine.
Elbette önceki filmleri izlemiş olmak gerekli bu filmi de anlamak için. Komik miydi? Eh
evet diyebiliriz yer yer.
Bir daha gider ya da izler
miyim? Yok, hayır.
İyi ki de gittim der miyim?
Evet, kesinlikle.
28 Haziran 2022 Salı
Cüneyt Arkın ve Ben ve Az Bilinenleri ve Hayatı
Ünlü isimlerin bir çoğunu uzaktan sevmek iyi..kaprisleri ya da çiğ kişilikleri kocaman hayal kırıklığı yaratıyor. Hayallerinizi yerle bir etmeleri bir kaç dakikalarını alıyor.
Sanatçı denilebilecek ünlü kişilerde ise bunu pek görmedim. Cüneyt Arkın makyaj odasında iken sözleşmeyi imzalatmak için yanına gittim.
Tartışılmaz, sarsıcı derecede yakışıklı bir adamdı.
Yine de tecrübelerden dolayı yoğurdu üfleyerek yemeye kararlı, resmi bir tavırla sözleşmeyi sundum ve imzalaması gereken yerleri gösterdim.
İmzalamadı. Bekledim. Sonra bakışlarımı yerden kaldırıp yüzüne baktım neler olduğunu anlayabilmek için.
Bana bakıyordu gülümseyerek.
"Biliyor musun " dedi. "Hep böyle iyiliğin her çizgisine sindiği gülüşleri olan birini görmek istedim. İnsanı çok rahatlatan bir halin var."
Erimiş, muhallebi kıvamını almıştım. Yine de temkinli temkinli "sağolun" dedim kısaca.
"Seni tanımak isterdim, böyle bir zamanda hala temiz kalmış üstelik iyi ve nazik olmaya çabalayan kaç kişi kaldı? Ben senden imza rica ediyorum"
Haydaaaa...dalga geçiyor benle diye düşündüm.
"Sen bu zarfın üstünü imzala, ben de sözleşmeyi imzalayayım. Seni hatırlamak isterim"
Asla saygısız, asla yılışık,asla dalgacı değildi. Mesafemi görmüş, mesafeyi muhafaza ederek sohbete devam ediyordu. saygılı ve mütevazı.
Sonradan çok düşündüm bunu neden yaptığını.
Canımdan bezecek kadar yorgun, belki ürkek ve hakikatten o çevreye çok uymayan bir genç çocuk görmüş, nezaketi ve iyi yüreği ile ona dokunmaya çalışmıştı. Umursamıştı yani.
Bence o harika bir insandı.
Atatürk'e verdiği değeri ve muhalif duruşunu dengesini hiç yitirmeden ama geri adım da atmadan ortaya koydu.
Sanat dünyasının bence en parlak yıldızlarından biriydi.James Bond olmayı reddettiğini biliyor musunuz?Onun yerine de Roger Moore’u James Bond yaptılar...inanılmaz değil mi?
Bir sansasyon ya da adının "saray soytarısı" gibi kullanılması asla mevzubahis olmadı.
Şapka çıkartıyorum adına...Nurlar, ışıklar, iyi olan her şey onunla olsun.
Cüneyt Arkın veya gerçek adıyla Fahrettin Cüreklibatır(8 Eylül 1937 - 28 Haziran 2022) Eskişehir’de, iki odalı kerpiç bir gecekonduda başladı yaşam macerasına, Türk sinema oyuncusu, senarist, yapımcı, yönetmen ve doktor.Lise öğrenimini Eskişehir Atatürk Lisesinde gördü. Buradaki sınıf arkadaşlarından birisi Yılmaz Büyükerşen'di. 1961 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu.
Sülalesi Tatar soyundan; Kırım’dan gelmişler. Babası da İstiklal Savaşı gazisiymiş. "Öyle zamanlar olurdu ki ablalarım, anam, babam toprağı kazardı, bulduğumuz acı kökleri yerdik. Açlık onursuz bir şeydir, insanı insanlıktan çıkarır. Uzun yıllar, bu onursuzluğun sefaleti ile yaşadım. Üstüm başım hep hayvan ve ekşi küspe koktuğundan diğer çocuklar benden uzak dururdu" diye anlatır çocukluk yıllarını. 13 kardeşten 3 tanesi kalmış hayatta.İran prensesinin aşkını sunduğu ve onun için bileklerini kestiğini de Cüneyt Arkın'ın eşi dile getiriyor.
Sinema kariyeri
Çok sevdiği ve uğruna felç kalma tehlikesi geçirdiği filmleri için sirklere gidip dersler aldı.Medrano Sirki’nde bir yıl geceleri çalışıp at numaraları öğrendi, altı yıl karate çalıştı. Siyah kuşak sahibi.Her filminde mutlaka dublaj olmasına rağmen çok azında dublör kullandı.











































