Dün 3 kere bilet aldığım halde bir türlü gidemediğim Avatar filmine gittim.
Oyuncular: Sam Worthington, Zoe Saldana, Sigourney WeaverOrijinal adı
Avatar: Fire and Ash
Planlama yapabilecek bir hayatım olmaması ne hazin. Son an kararları ile her şey.
![]() |
"Bir merhaba demeye uğradım" ile başlayan randevusuz ziyaretçiyi ayaküstü ekarte edip yağmurun altında koşar adım sinemaya yetişmek için fırladım işten.
Lafı gelmişken, randevu almadan gelenler beni kızdırıyor. Saat olmuş 16:30 "bir merhabaya geldim"ler ise deli ediyor.
Avatar'ın ilk filmlerini de beğenerek izlemiştim.
Hevesle girdim salondan içeri.
Film yine çok ama çok ama çok başarılıydı ve yine zaman zaman görsellere zaman zaman akışa yerleştirilen" kilit" mesajlarla doluydu.
Bir ilginç olan şey de, film boyu "insanlar kaybetsin bu savaşı" diye içimden tüm gönlümle seslenişimdi.
Yüzüklerin Efendisi'nde de öyleydi ya... İnsanın yetinmezliği ve sadece insanda olan başka hiç bir canlıya aldırmayışı felaketler zincirini yaratan şey.
Film süresince nefes almıyorsunuz. Teknoloji - makyaj - simgeler tüm güçleri ile size sunuluyor. Temelde iyi ve kötünün, ışık ile karanlığın savaşı. Dinin hangisi olduğu önemli değil : tüm dinlerde bahsedilen ateş ve ona hizmet edenlerin zafere vardık sandıkları anda uğradıkları yenilgi. İyilerin, iyilikte ısrarlı olanların, her koşulda sevgiyi-iyiliği-doğru olanı yapmayı hatırlayanların en güçlü akışı bile sonunda değiştirebildiklerini anlatıyor.
Yaratıcının - evrenin suskunluğu, kötülüğün - ateşin gücünden kaynaklanmıyor.
Işık hep geri gelir..filmde beni en çok etkileyen ve asıl mesaj olduğuna inandığım cümle oldu.
Ateş ile su, iyi ile kötü,sevgi ile öfke, vefa ile aymazlık,doğru ile yanlış Avatar'ın rengarenk dünyasında savaştı durdu.
Yerde gökte ne varsa bir araya geldi "haydi" denilip kötüye karşı savaş söz konusu olunca.
Yerde gökte ne varsa bir araya geldi "haydi" denilip kötüye karşı savaş söz konusu olunca.
Film bitti mi..bence ardı gelecek.
Bir daha gitmeyi isterim doğrusu. Uzun ve keyifli bir izleyişti. Hem bir daha gidersem yanımda cep telefonu ile oynayıp duran ve sinirimi zıplatan o sarsuk şahıs da olmaz.
bu arada ben hep çubuk krakerin büyük paketinden ve birbuçuk litre su alır girerim sinemaya. Çubuk krakeri iki paket aldım. Paket aynı içinin yarısı yok.
Kuyruklu mavi bir dev olmak mı lazım mutlu olmak için bilmiyorum....
Bildiğim, evlerimizdeki minik mutluluklar olmasa hayata tahammülün azalacağı, kocaman mutsuzluklardan yorulmuş bir topluma dönüştüğümüz
Bildiğim, evlerimizdeki minik mutluluklar olmasa hayata tahammülün azalacağı, kocaman mutsuzluklardan yorulmuş bir topluma dönüştüğümüz














