5 Şubat 2026 Perşembe
Dün-Bugün-Yarın
22 Ocak 2022 Cumartesi
Yeşil Koltuk / Ülker Abla'ma
Bir çok anımız var onunla ama ben ne zaman adı geçse, beni kırık kanadının altına aldığı o yıllarda , bayram alışverişine gidip birbirimizi tamamladığımız o günü düşünürüm.
Size ondan Hacıannem 'i anlatırken bahsetmiştim.
O, olmayan evladının yerine beni koymuş tepeden tırnağa bayram kıyafetleri ile donatmıştı.
Başka hiç bir insan evladı için giymeyeceğim lacivert pileli mini etek ile nakışlı beyaz gömleği "onun sevgisi" gibi bayrak misali taşımıştım üstümde.
Ben, İstanbul'un hoyrat yalnızlığını onun gri gözlerindeki sevecen bakışla savurmuş, bayram alışverişinde kendisine bir altın yüzük alması için yaptığım ısrarlar sonucu aldığı zarif ve kendisi gibi sade yüzüğü "bayramı süslü karşılamak bir bana eziyet olmadı gördün mü" neşesi ile zafer ilan etmiştim.
Ölmüş.
Ölmez ki o..ne alaka daha dün konuştum?
Ama ölmüş.
Gerçekten..gitmiş vedalaşmadan.
Daha dün konuştum onunla oysa ki.
İş yoğunluğunda onu aramayı ihmal ettiğimi düşündüğüm için kendime kızıp dün bir nefeslik molada aradım, sesini duydum, kızlarımın ; yani torunlarının karne başarılarını anlatıp güldüm. O da sevecen "daha iyiye gidiyor her şey" dedi.
Dün 12:27'de konuştum. Yoktu bir şeyi.
Ölmüş.
İş yerindeyken aradı haber verdi "öz yeğeni".
Sakin sesle dinledim ama kalbimin çarpıntısından onu duyamaz haldeydim. Sonra , kapatmam lazım ben ağlayacağım dedim.
Sonra, yan odadaki kulisteki sanatçıları dışarı fırlatacak bir boğuk çığlık.
Sonra ağla ağlayabildiğin kadar.
Şimdi 51 yaşın güya durgun aklıyla o günleri bir kez daha düşünüp hatırlıyorum hazin .
Birlikte uyuduğumuz o geceyi ve birlikte uyandığımız o sabahı. Evladı gibi koynunda yatırdığı o geceyi ve sevildiğimi hissederek uyandığım o sabahı.
Evlendiğimde "sen çok üşürsün geceleri" diyerek getirdiği kırmızıyı sevdiğimi unutmadığına vurguyla kırmızı seçilmiş o koca battaniyeyi
Arka bahçelerine atılmış yeşil bir koltuk vardı. Ben gelsem onun üstünde yaşasam duruyor mu o koltuk derdim, "olur, gel " derdi gülerek. Evlendim gittim ama kopamadım senden demekti yeşil koltuğa meylim. Benle hep kalmanı isterdim ama hayat ve doğrular senin gittiğin yolu beziyor demekti o müstehzi "olur,gel"Gençliğimin en güzel anılarından birini, ailem dışında sevgisini en kocaman taşıdığım ikinci insanı kaybettim ben bugün. Bir insan değil yitirdiğim sadece.. tertemiz anılar, tertemiz sevgiler bir daha asla bulamayacağım.
Hiç evlenmedi ve çocuğu yoktu. Ama ben vardım her anneler gününde onu arayan ve " uzakta da olsam canımın ta içindesin " diyen.
Yaşadığımız dünyanın hiç bir gerçeği-kuralı-getirisi o deli yaşlarımda beni kucaklayan o sevgiye duyduğum minneti, onun beyaz saçlarında gri gözlerinde tutuk gülüşünde tamamlanan mutluluğu unutturmadı, yaşanılanların rengi hiç solmadı.
3 saat içinde, nefes alamadığı için..gerçekten melek olmuş.
Benim içimde kocaman bir boşluk var.. savruldum; anlatamıyorum.
12 Kasım 2021 Cuma
10 Kasım'dı
Kıpkırmızı güzelliğiyle nazlı nazlı salınıyordu rüzgarda.
Gözlerimi alamadım bayrağımdan.
İlkokulda da öyleydi..törenlerde bayrağıma bakar, ulusumla vatanımla gurur duyardım.
O zamanlar törenlerde yakalıkların kolalı olup olmadığı endişesi, ulusu kurtaran büyük insanın acısından öndeydi.
Çocuktum.
Yaş, yaşanılanlar bilinci öyle bir etkiledi ve olgunlaştırdı ki törenin anlamı değişti.
Bayrağımın güzelliğini düşündüm ve onu yok etmeye çalışanları ve Atatürk'ün ardına takılıp sadece canlarını değil tüm varlıklarını , hayatlarını feda edenleri....
"İyi ki " dedim "iyi ki hiç sapmadım yolumdan. "İyi ki " dedim "iyi ki yolunu yolum belledim."
"İyi ki " dedim "iyi ki bana bu bilinci verecek harika bir ailede büyüdüm."
Ve ""İyi ki " dedim "iyi ki Türk'üm! O benim Atatürk'üm!"
Siren çalmaya devam ediyordu.Kalbimdeki derin hüzün balkona ve camlara çıkıp yüzünü bayrağımıza dönerek saygı duruşuna katılan o güzel insanlara duyduğum sevgi ile keskinleşti. Bir kadının hıçkıra hıçkıra ağladığını duydum. Yarıya indirilen bayrağımıza baktım.
Ben, bu 10 Kasım'da daha evvel hiç ağlamadığım kadar ağladım.
Sonra odama çıktım.
CHP Gençlik kollarının hazırladığı bir video varmış, twitterda gördüm.
Hala açıp açıp ona bakıyorum.
Hala iki gözüm iki çeşme..
26 Temmuz 2018 Perşembe
"A"
Artık görüşmüyoruz onunla. Her resimde öfkeli sert bakan gözleri var. Kendi gibi upuzun boylu oğulları. Fotoğraflarına baktım, hacca gitmişler;ağı yerlere yakın pantolonuyla kayınbabası, simsiyah annesi, simsiyah karısı ve gülüşünü hayallerini yitirmiş - kıvırcığı ağarmış saçlarıyla kendisi.
13 Temmuz 2018 Cuma
47 Yaşında Doğmamışlar Cemiyeti
16 Şubat 2017 Perşembe
GEZERSEM ÖYLE BÖYLE DEĞİL FENA GEZERİM

Vizyona girdiği gün gitmeyi çok istedim ama toplantıya katılmam gerekiyordu gidemedim. Geçen sene kapıları kırıp içeri girenler aklımdaydı ama bu sene sakin bir toplulukla girdim sinemaya çok şükür.
Film bu sefer kitaba daha uygundu. Daha cüretkardı. Renklerin büyüsü, görsel bütünlük kesinlikle beni etkiledi:çok doğru kullanılmıştı.Daha evvel de dedim : 20 ya da 30'lu yaşlarda izlesem farklı algılardım ama bu yaşta, Türkiye gündemi ile yoğrulmuş ve yorulmuş beynim ile sadece çekimlerin güzelliği beni heyecanlandırdı ve keyif aldım.
- Yalnızlık Senfonisi –Perdesiz Sanat
19 Haziran 2015 Cuma
Cehennem
Yoksa ölüyor muydum?






























.gif)