muhabbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
muhabbet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2018 Cuma

A'mâk-ı Hayal



"evet azizim! ben hayallerin arkasina gizlenmis olan hayaletleri ariyorum. ne yazik ki bulamiyorum. tam olarak 'bulamiyorum' demek de yanlis. bunu nasil anlatacagimi bilmiyorum. ilmi gerceklere kimsenin bir sey demeye hakki yoktur. yalniz, bir hakikatin varligi diger bir hakikatin varligina engel olmaz. bazi vicdanlar, baslangic ile sonu birbirinden ayiran bir cizginin onunde durup orada kalamaz. ben bu hayati; dunyaya nicin geldigimizi, ne olacagimizi, bizi bu dunyaya gondereni anlamadan terketmemeye niyet ettim. keske bu sorulara olumlu ya da olumsuz bir cevap bulabilseydim. yari dervis, yari deli ama her gordugunu hikmet gozuyle goren bir dusbazin dusleri sizi cagiriyor. hayat, sekr aninda gorulen bir dus degil midir? kim bilir?"


Tam da  fırtınanın ortasında "arif olan arif'i bilir" diye iç kapağına bir güzel cümle yazılıp bana hediye edilen bu kitap hayal  ile hayat arasında öğretici ve farkına vardırıcı  anlatımlarla dolu.

Henüz okuyorum bitirmedim. Yine de etkilendiğim bir öyküsünün öğretisini paylaşmak istedim.

Öyküde Raci savaş alanına gidiyor.

İiyilikle kötülüğün ebedi savaşı bu tabii.

Nifak'ı Muhabbet yeniyor.
Muhabbet'i Gazap
Gazap'ı Hikmet (insanın bilgide ve ahlakta ulaştığı kemal)
Hikmet'i Nefs-i Emmare (kötülüğü emreden nefs)
Nefs-i Emmare'yi ise aşk yeniyor.

Beni hoş yolculuklara çıkartan bu kitabın , hayatımın bu döneminde karşıma tesadüfen çıkmadığına inanıyorum.

Bitirmeyi de sabırsızlıkla bekliyorum.
Bakalım bana daha neler anlatacak.



20 Haziran 2018 Çarşamba

Masal Bu Ya...



İki küçük çocuktular korktuklarında elele tutuşup kırılgan duygularını saklamaya çalışan.


Birinin gülüşü masumiyet çağlayanı  ..gür,tertemiz,aydınlık.
Diğerininki mahzun  ama kocaman,çekingen.

Aydınlıkla karanlığın savaşı bu. Yitirilenlere aldırmayış,nefsin körlüğü, suçlamanın kolaylığı. Dinleyip anlama zamanı şimdi.
Tembellikten kaçınma zamanı şimdi.


Biri , çağlayan gülüşlü olan bir tokat attı mahzun olana. Bir minik goncagül'e atfedilmiş kibir ve güç savaşı ile başladı karanlığın  aydınlıkla savaşı.

Mahzun gülüşlü daha da mahzunlaştı ama köprüleri atmadı. Affetti zamana birikmiş sevgiye sığınıp. "Korkuyor mu acaba" dedi saldırganlığa anlam veremeyip, tuttu diğerinin elini yine de.

Balzac bir romanında "kötüye merhamet ve anlayış iyiye zulümdür. Cesaretlendirir,beslersiniz kötülüğü"  der. Bu masalda da olagelen böyle seyretmiş.

Gülüşü çağlayan gittikçe daha kötü daha  kırıcı olmuş. Çünkü etrafındaki herkes her koşulda onu affetmiş. Öfkesi bitmez bir çöl gibi kasıp kavurur  olmuş ortalığı. Herkesin umudu, küçücükken  etrafı aydınlatan iyi kalbindeki son bir kırıntı kaldıysa onu yok etmemek ve güzel günlere dönebilmekmiş. Onu  anlamaya çalışıp affetmeye devam etmişler.


Sonra gülüşü özlenen olmuş adı çağlayan gülüşlünün. Korktuğu için korkutan, korkutunca da korkusunu unutan zalimin teki olmuş.Yoldaşı kulağına hep sevdikleri ile ilgili   nifak cümleleri fısıldaya fısıldaya onu kör etmiş.Aklısıra kazandığı zafermiş ama yoldaşı aslında neyi kaybettiğini göremeyecek kadar beyinsizmiş. Zalimliği ile goncagül'ünün dikenini sivriltmiş. Bir gün o dikenin eline değil kalbine batacağını bilmez gibi  düz yolları yokuş edip , önüne geleni pervasızca kırmayı iş edinmiş.


Kocaman çekingen gülüşlü ise karanlığı beslememek için susup geri çekilmenin hoş bir tevazu olduğunu ama yetersiz ve bazen hatalı olduğunu anlamış. Kılıcı  çekmek yerine kalkanı  güçlendirmiş..ve aydınlıkla karanlığın savaşı şiddetlenerek devam etmiş.


Masalın sonunu yazmak isterdim ama masal halen devam ediyor. ...çok şükür henüz bir sonu yok. 

Ama iyiler her zaman kazanır...

Bir kitap okuyorum, "arif"in teki tarafından   hediye edilmiş bir alem kitap. 




Hiçliğin ululuğundan bahsediyor sanırım özetle.

Karanlıkla aydınlığın savaşında meydanda toplanılıyor.

Savaşçılar  savaşa başlıyor. İyiler de kazanıyor kötüler de.

Sonra kötülüğün savaşçılarından "nifak "ortaya çıkıyor.  İyileri darmaduman ediyor. 2 gün 3 gün iyilerden kimse onnu yenemezken iyilerin başı alana "muhabbet"i sürüyor.

Muhabbet(sevgi), nifakı yerle bir ediyor.

Kötüler bakıyor ki muhabbet her savaşı kazanır oldu, karşısına Gazap (öfke) çıkartılıyor Muhabbet'in. Muhabbet ne yapsa olmuyor ve 3. gün sonunda Gazap karşısında yenik düşüyor.

Gazap, iyilerin "Gazap'ı ancak o yener" deyişleri ile sahaya sürülen Hikmet yani insanın bilgide ve ahlakta ulaştığı kemal ile savaşıyor. Hikmet bu savaşın galibi oluyor.

Kötüler savaştan vaz geçer mi? Üstüste galibiyetler alan Hikmet'in üzerine en kuvvetli savaşçılarını yolluyorlar. Nefs. Nefs Hikmet'i yenip köle ediyor. Kötülüğün  kaçınılmaz galibiyeti ilan edilecekken  Aşk(ilahi sevgi)ortaya geliyor ve hepsine hükmediyor.

Karanlığın kıymeti aydınlıkta, aydınlığın kıymeti karanlıkta.


Gülüşünü yitiren tüm canlara Allah  merhamet etsin.



28 Haziran 2014 Cumartesi

Bilge Nasihat


Ben sana bakarken başını çevirdin diye küsmüş çingene çocuk

Anlamamış bile masum melek,yapmadım diye açıklamaya çalışmış
Anne,anlamış asıl sorunun kıskançlık olduğunu ama girmemiş araya
Çingene yasaklamış masum melek ile konuşmayı diğer tüm çocuklara

Nasihat burada devreye giriyor. 9 yaşında bir ceylan çekirdek çitleyerek izlemiş olan biteni.Diğer tüm çocuklardan farklı olarak dik durmuş, karşı koymuş çingenenin baskısına,devam etmiş masum meleğin arkadaşı olmaya. Tüm gün oynamalarına karşın simadan hüzün gitmeyip neşe yerine gelmeyince "bak " demiş arkadaşına." Ben okuduğum kitaptan,annemin sözlerinden  bi de yaşadıklarımdan 3 şey öğrendim.Sana da söyleyeyim mi?"

Başıyla evetlemiş masum melek.

Ceylan sıralamış:

-Biiir,senle muhatap olmayanla muhatap olmayacaksın.İkiiiii , biri sana küstü mü asla peşinden giteyeceksin . Ve üüüüüç; ola ki bi şekilde sözlerini sana ulaştırdılar ya da seni köşeye sıkıştırdılar kötü şeyler söylüyorlar. Sözlerinin kalbine ulaşıp seni yaralamasına asla izin vermeyeceksin.

Anne,muhabbet zengin olsun masada bir kişi daha bulunmuş olsun diye oturduğu sohbetin akışından şaşkın, gözleri fal taşı gibi açılmış halde 9 yaşındaki ceylana bakakalmış.Evrenin zenginliğine,madenin nerde çıkacağının hükmüne şaşkalmış.Şapkasını başından çıkarmış, minik bilgenin önünde saygıyla eğilip afillisinden bi gazoz ısmarlamış.