




Almula Merter'in yönettiği, Arzu Yanardağ, Ayşe Şube Bilgiç, Müge Oruçkaptan, Güner Özkul ve Pınar Ayar'ın rol aldığı Vajina Monologları 2003 yılında ortalığı hayli karıştırmıştı hatırlarsanız. Kadıköy kaymakamı , yasal olarak izni olan oyunun Kadıköy Halk Eğitim'de oynanmasına müsaade etmemiş, birileri de "Vajina demekte utanacak bişi yok o asıl Kaymakam adıyla uğraşsın " diye kapağı yapıştırmıştı.
Eğlenceli yıllardı, bugünlerin de zeminleri oluşturulan yıllardı. Şimdi eğlenmiyor muyuz? Yaşananların yarattığı tiksinti eğlencenin boyunu aşsa da zeka ile üretilen espriler hala nirvanada bana göre.

Neyyse..Kıraç o yıllarda katıldığı Savaş AY programında bu oyundan bahsederek "bu oyunda yer almaktan utanmıyor musunuz" demiş. Yobazlık boy boy..ummadığınız yerden fışkırarak çıkabiliyor. Ancak zeki bir kadın olan Ayşe Şube Bilgiç kavga etmek yerine onaoyunu izleyip izlemediğini sormuş. İzlemediğini öğrenince de oyuna davet etmiş. Sonra Kıraç da onu konserine davet etmiş.
Bu şekilde başlayan tanışıklık zamanla aşka dönüşmüş .Ancak Türkiye'nin izlediği programda Vajina Monologları'nı ayıp beyan etmekten beis görmeyen Kıraç aşkını itiraf etmekte utangaçmış. Bir türlü söyleyememiş. Bunun üzerine "Ayşem" şarkısını yazmış. Karşılıklı olduğu anlaşılan aşk evlilikle noktalanmış. İki de çocukları olmuş.
Kimleri affetmedim ki diye düşündüm sabah işe yürürken.
Selin Ankara'ya gidiyor , 20'li yaşların tüm saçmalıkları ile mutlu ve o mutlu olduğu için ben çok mutlu.
Nehir..aman Allah çocuk üniversitenin ilk senesini bitirdi kaşım gözüm derken her şeye rağmen. Eğitim olmasın diye uğraşan değerli yöneticilere rağmen eğittiğimiz çocuklarımız...
Selin'i yolcu etmeye tren istasyonuna gittim ve oradan da işe yürüdüm işte , onu anlatıyordum.
Gezi nedeniyle işten çıkartıldığımda, onca emek verdiğim onca seneyi paylaştığım insanlar sırtını döndü ya korkudan...2 kişi hariçtir. Kendimi zorlaya zorlaya onları da affettim ama o iki kişiyi başıma taç ettim o ayrı mesele.
Kaza geçirip yatalak olduğumda evime gelen ve neyim var neyim yoksa çalıp giden " canımın yarısı" şahsı da affetim. Komiktir ben onu affettiğim için bana kızgın, o benle konuşmuyorİftira atanı, yarı yolda bırakanı da affettim.
Annesinin yüksek makamını kullanıp, sadece bana duyduğu kıskançlıktan dolayı kızımın bursunu kestirip okuldan ayrılmasına neden olanı da affettim.
Liste uzar gider.
Kimi ya da neyi affedemez insan? Sınır ne bu konuda?
Hiç bilmiyorum.
Ama onu affedemiyorum. Affedeceğimi de sanmıyorum.
İnsan kardeşini bırakıp gider mi?
![]() |
| tıklayın fotoğrafa, çalsın bizim şarkımız |


Selin de Nehir de ilk kelimeleri söktüklerinden beri güzel seçer güzel okurlar. Bu beni hep mutlu etmiştir.
Mayıs ayında seçimler nedeniyle sosyal medyadan uzak durma ve ruhumu benliğimi kurtarma kararı aldım. Halen sürdürüyorum bunu, günde bir kez twittera bakıyorum ya da onu da yapmıyorum. Bu, başını kuma gömme değil - arınma ve toparlanma süreci diyebiliriz. Bu kadar aptal ve kötü insanın var olması "en tepeden en dibe" kabul etmek lazım ki yorucu.
CARMEN - Prosper Mérimée
Mañana Será Otro Día ....Yarın yeni bir gün doğar (İspanyol Atasözü)
Chuquel sos pirela , cocal terela....Yürüyen köpek kemiğini bulur ( Çingene Atasözü)
Köpek ile kurt uzun süre iyi geçinemez.
Şeytanla karşılaştın evet şeytanla. Şeytan her zaman siyah değildir.
Me dices vriarda de jorpay, bus ne sino braco...Yün giyiyor olabilirim ama koyun değilim (Çingene Atasözü)
Sarapia sat pesquital ne punzava....Mutlu uyuz fazla kaşınmaz (Çingene Atasözü)
Chismar lachinguel...Cücenin yiğitliği uzağa tükürmektir (Çingene Atasözü)
Kimsenin talip olmadığı kadın iffetlidir.
En rutidi panda nasti abela macha....Kapalı ağza sinek girmez
KÖYDE BİR AY - Ivan Sergeyeviç Turgenyev
Başkasının ruhu karanlık bir orman gibidir derler.
Dostların olmasa kime sitem edebilirsin.
Doğa, hayal ettiğinizden çok daha sade hatta kabadır, çünkü şükürler olsun sağlığı yerindedir.
Souvent femme varie...kadın sık sık değişir.
Beim için bugün de dündür.
![]() |
| 1987 Üniversite İlk Yıl |
Daha bana ait seçimler ve yollar sanki..şaşkın şaşkın bunu görüyorum.
Geçenlerde doğrum günümdü.
Bahsetmişimdir, iflah olmaz bir ikizlerim ben. Doğum günlerim ritüellerle dolu bir ayin adeta.
Bir kere herkesle kutlamam, herkesin kutlamasına da izin vermem. Ne biri mecburiyetten,adetten bana sarılıp mutluymuş gibi görünsün ne ben mecburen karşılık vereyim. Yaşam bu kadar kutsal bu kadar güzelken başlangıcı kutladığın gün nasıl böyle kirletilir?
Çocuklarım beni aldı yemeğe götürdüler. Onlar ısmarlayacakmış. Bu, çocuklarımın elinden ekmek yediğim ilk gün oldu. Gözleirndeki ışıltı, annelerine yaptıkları eşsiz sürprizden aldıkları hazzın yanacıklarına verdikleri tatlı pembelik başka kimsenin ya da başka hiç bir şeyin sağlayamayacağı kadar mutlu etti beni. Kalbimdeki haz, avucumda tutabileceğim kadar yoğun ve somuttu.


Göbek,saçlar vs önemli değil de gözlerde o muzır bakış var ya..gülüşü ile ışıltısını kaybetmemeli insan. Sevecen bir kabullenişle gülümsüyorum yansımama..her şey yolunda.