
Geçen bir sergi açıldı, seramik heykel sergisi.
Sergi sahipleri neşeli zarif insanlardı. Koşturup annelerine "hepsini satın mı aldınız" demişler şaşkınlıkla.

Sergi sahipleri neşeli zarif insanlardı. Koşturup annelerine "hepsini satın mı aldınız" demişler şaşkınlıkla.
Sonra , "sağlık" kavramınını tanımı yapıldı o derste.
Sağlık, bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olmasıdır!
O ana kadar sağlığın hep fiziksel iyilik durumu olduğunu düşündüğümü fark ettim hayretle. Sonra bu kavram üzerine düşündüm uzun uzun. Ruhun iyiliğinin ne kadar önemli olduğunu, bizlerin bunu nasıl da boşverdiğimizi fark ettim. 70'lerdeydik henüz. Aymamıştık yeterince..tıpkı şimdiki gibi.
Selin'in ingilizler ya da beyaz ruslar gibi göründüğünü fark ettim geçen hafta. Güneş değmedi çocuğa bir senedir. Maskeyi aşıp giremedi ciğerlerine ne bahar ne kış..yağmuru çekemedi içine doyasıya..saçları ıslanmadı yağmurdan,güneş utangaç dokundu tenine ve kaçtı.
Pandemi ve coronadan korunmuştuk ..ama ruh ve beden sağlığını koruyabildik mi...sanmıyorum.
Sabah Selin ile Validebağ korusuna yakın Starbuck's'a gittik. Oradan yürüyerek dolandık durduk, yağmur yağıyordu ;başını örtmedi kızım. Tenhaydı sokaklara saptık kimseler yoktu; indiriverdik maskeyi; nefes aldık doyasıya. Yürümeyi unutmuş bacakları tezce yoruldu, ben de zorlamadım.
Zaman akıp gidiyor..belki hiç olmadığı kadar hızlı. Ölmemek adına yaşamayı unutmamak lazım...
| YAŞAMAYA DAİR |
| (1) YASAMAK SAKAYA GELMEZ, BÜYÜK BİR CİDDİYETLE YASAYACAKSIN BİR SİNCAP GİBİ MESELA, YANI, YASAMIN DIŞINDA VE ÖTESİNDE HİÇBİR ŞEY BEKLEMEDEN YANI, BÜTÜN İŞİN GÜCÜN YASAMAK OLACAK. YAŞAMAYI CİDDİYE ALACAKSIN, YANI, O DERECEDE, ÖYLESİNE Kİ, MESELA, KOLLARIN BAĞLI ARKADAN, SIRTIN DUVARDA, YAHUT, KOCAMAN GÖZLÜKLERİN, BEYAZ GÖMLEĞİNLE BİR LABORATUARDA İNSANLAR İÇİN ÖLEBİLECEKSİN, HEM DE YÜZÜNÜ BİLE GÖRMEDİĞİN İNSANLAR İÇİN, HEM DE HİÇ KİMSE SENİ BUNA ZORLAMAMIŞKEN, HEM DE EN GÜZEL, EN GERÇEK ŞEYİN YASAMAK OLDUĞUNU BİLDİĞİN HALDE. YANI, ÖYLESİNE CİDDİYE ALACAKSIN Kİ YASAMAYI, YETMİŞİNDE BİLE, MESELA, ZEYTİN DİKECEKSİN, HEM DE ÖYLE ÇOCUKLARA FALAN KALIR DİYE DEĞİL, ÖLMEKTEN KORKTUĞUN HALDE ÖLÜME İNANMADIĞIN İÇİN, YASAMAK, YANİ AĞIR BASTIĞINDAN. 1947 (2) (3) |
| Yönetmen | Halit Refiğ |
| Senaryo | Orhan Kemal , Halit Refiğ |
| Yapımcı | Recep Ekicigil |
| Görüntü Yönetmeni | Çetin Gürtop |
| Eser | Turgut Özakman |
| Süre | 102 dk |
| Tür | Dram |
| Özellikler | 35 mm, Siyah Beyaz |