Vallahi yeter....
28 Şubat 2026 Cumartesi
Yeter!
31 Ağustos 2021 Salı
Yana Yana Raks Eder Divaneler
Ne haklı bir terk ediş.
Kıvırcık saçlarının her bir lülesi ayrı mutlu ayrılıktan.
Her seferinde bunu yaşayacak mıyım?
Test çubuğunda çift çizgiyi gördüğüm andan mı başlayacak onunla ilgili tüm anılar?
Unutmadığım zilyon ayrıntı..
Niye unutayım ki..
Kum saati gibi annelik.
Bir yanın dolup taşıp coşkun seller gibi akarken öteki yanın boşalıyor, çorak -kavrulmuş-kimsesiz.
Ayrılık sevdaya dair...
Selin, Erasmus ile İspanya'ya gidiyor bu akşam. 1 eğitim yılı yok. Görmek yok , koklamak yok, öpmek yok, anne gelirken şunu al yok, uyurken seyretmek yok.
Doğum gününde yanımda olmayacak.
Kanadı kuvvetli bir güzel kuş oldu...rüzgar onun rüzgarı.
Ama bunca kavrulmuşluğuma karşı her gün mutlu olmayı unutma. Başka türlü nasıl dayanırım ki ayrılığa.
6 Mayıs 2021 Perşembe
Hıdrellez
Gül ağacımızın dibinden Nehir ile benim dilek mektuplarımızı alıp Kadıköy sahilinden denize salıverdim. Sevgili Hızır ve sevgili İlyas...buluştuğunuz anda güzel dileklerimiz güzellikle kabul olup güzellikle gerçekleşsin tez vakitte inşallah.
Bir önceki yazıda cinayeti anlatıp bir sonraki yazıda bahardan dem vurmak...hayat tam da bu galiba.
Dualarınız ve dileklerinizi iyice tarif edin e mi? Kaderin garip bir mizah anlayışı var.
30 Nisan 2021 Cuma
Cinayet Artık Herhangi Bir Şey
Öyle böyle değil çok güzeldi hava. Bahar yine yapmış yapacağını, çıkagelmiş gittiği uzak diyarlardan, maskemin minik zerrelerinden sızabildiğince bile beni baştan çıkartmayı başarmıştı. Yasaklar vardı, kapanma geliyordu, eve erzak almam lazımdı,şuraya uğramam şunu halletmem , buraya uğrayıp bunu teslim etmem gerekiyordu..filandı ve falandı...ama bahardı...ama çok çok bahardı ve ben kaç baharım daha var bilmeyendim. "Ölünce" değil "ölürsem" diyecek kadar yaşamayı çok sevip ölümü reddedendim.
Kadıköy sahiline indim. Denize şöyle bir bakıp otobüse binecektim. Kulaklığımda ablam, bir yandan da çen çen gönlüme nüfus eden tatlı sesiyle ablamı dinliyordum. Tepemde on değil yirmi değil belki yüzden fazla martı, deniz gerçek olamayacak kadar güzel, mavinin onlarca tonu ile çevrelenmiş bir bendeniz..Sırtımı dönmüşüm otobüs duraklarına, yok farzetmişim mavi sonsuzluğun haricindeki girinti ve çıkıntıları. Sonra bir de bahar...
Deniz kenarında biraz..düşük ..hani hırpani görünümlü orta yaşlarda bir adamla bir kadın biralarını içiyor ve gittikçe daha samimi oluyordu. Biraz ötelerinde iki genç kız ayaklarını denize sarkıtmış, tıpkı benim gibi maviden gayrısını yok sayarak sohbet ediyorlardı. Kadıköy bildiğim Kadıköy, insanlar her zamanki akışın içerisindeki zerreciklerdi.
3-4 deli-kanlı ortada geziniyor ve sahilde oturanlara bakıp özellikle genç ve kız olanlara ya da kadın kısmısının bulaşılabilecek gibi görünenlerine "bişi sorabilir miyim" cümlesi ile girizgah yapmaya çalışıyorlardı.
Sonra alkol alan ve gittikçe samimiyeti artıran adamla kadına bir şeyler söylediler sanırım.
Sonra adam ayağa fırladı. Gençlerle arasında bağırış çağırış ve şiddetli itip kakma başladı.
İstanbul refleksi..uzaklaştım.
Tam İstanbul sessizliğinde kumula (kumul için tık) dönüşecektim ki adam şiddetin coşturduğu testosteron patlaması ile geri dönerek ardından koşmakta olan kaadına bir tane patlattı.
Az evvelki itiş-kakışa sessiz kalan insanlardan öfkeli haykırışlar yükseldi. Bu, adamı daha da öfkelendirdi ve tekme-tokat hatta yumrukları ardı ardına indirip kadını bir temiz dövmeye başladı.
Bir yandan olanı biteni naklen ablama aktarmakta olan ben, kumula dönüşmekten vazgeçip yakınlarına gittim.
Tıpkı filmlerdeki gibi , kim olmadığını asla bilmediğim biri "biri bu adamı durdursun..kadın dövüyor imdat" diye çığlık çığlığa haykırıyordu.
Tıpkı filmlerdeki gibi tüm bu saçmalığın sonunda, kahraman ve yakışıklı bir erkek korkmuş olan bu çığlık çığlığa bağıran kişiyle öpüşür mü diye merak ettim.T
estosteron patlaması yaşayan adam izleyiciler+alkol+öfke karışımı ile tekrar gençlerin peşinden koştu. Her gün içinde sakince yürüdüğüm İETT durakları film setine dönmüştü. Adam ve gençler yeniden kapıştı. Ben, adamı bırakıp merakla kadını izledim. Yeniden deniz kenarında bira içtikleri beton kenardan ayaklarını sarkıtmış oturuyordu.
"Bu iyi değil" diye düşündüm. "Kolayca denize düşebilir."
Adam geri geldi ve yeniden kadına vurdu.
Kimsenin gelip onunla öpüşmeyeceğinden artık emin olduğum kadın yeniden çığlık attı.
Kalabalık kadını döven adama yarım daire olmuş şekilde yaklaşıyordu.
"Tıpkı göçmen kuşların bilmeden hava akımını sağlayacak şekilde konuşlanıp uçması gibi " diye düşündüm. Olanı en iyi görecek ama en kolay kaçacak şekilde bir araya geldi insanlar.
Öfkeli bir genç hızlıca adama yaklaştı ve bir yumruk patlattı.
Adam, hiç ses çıkartamadan beton zemine düştü.
Artık başka bir kadın çığlık atıyordu.
Adamı yumruklayan genç sakince yanımdan geçti.
Merakla yüzüne baktım. Sadece öfkeli mi ya da ne hissediyor diye merak etmiştim. Kendisini bir filmin kahramanı olarak görüyor gibiydi.
Dönüp yere düşen adama baktım. Şimdi de onun ayağa kalkıp 3 saniye önceki gibi öfkeyle koşturarak bu genci yakalamaya mı çalışacağını yoksa genelde olduğu gibi atıp tutarak, bol keseden küfrederek orada mı kalacağını merak ediyordum.
Adam kımıldamıyordu.
Dövdüğü kadın galiz küfürler savurarak adamın başında çırpınıyordu. "O benim kocam döver size neee" diye bağıran ilk kadın değildi gördüklerim arasında. Belli belirsiz bir öfke kabardı içimde kadına karşı.Sustum.
Göçmen kuşlar safları sıklaştırmıştı.
Kadın "ambulans" diye bağırıyordu.
Adama yaklaştım..Ağzından, burnundan oluk gibi kan akıyordu. Gerçekten, içi su solu bir poşette delik açtığınızda nasıl fışkırarak akarsa aynen öyle kan akıyordu. Daha şimdiden küçük bir kan gölü içinde hareketsiz yatmaktaydı.
Ama beni dehşete düşüren karnından akan kandı.
Adamın bıçaklandığını ancak o zaman anladım.
Neye benzediğini bile hatırlamadığım o gencin sakin, kahramanım ben yürüyüşü geldi aklıma.
Bir cinayete tanık olmuştum..ve görünen o ki ölen adam, başında dövünen kadından başka kimsenin uzun zaman bunu gündem yapacağı yoktu.
İnsan sayısı ise neredeyse yok gibiydi...film bitmişti.
Yeniden kumula dönüşmüştük.
Ablam, anadolu kadını ve yüreği körelmemiş olan ablam çok dövündü çok üzüldü. O da bir annenin evladıydı dedi sesi acıdan boğulmuş. Hiç tanımadığı adam için dert doldu yüreği.
Haberlerde bulabilir miyiz acaba adam yaşıyor mu dedi.
"Bilmek istemiyorum" dedim.
Ertesi gün yeniden aynı yere gittim.
Kurumuş kan lekesinin üzerini kirletmemesi için dikkatlice oturmuş bir sürü insan denizi seyredip martılara simit atıyordu.
Nasıl gittiğini kendi bile anlamamış o candan geriye kalan, bir yağmurla yıkanıp gidecek olan kurumuş kan lekesi benden başkasına vermediği hüzünle onca mavinin içerisinde, koyu kırmızı, unutulmayı bekliyordu.
Anlattığım hiç kimse 10 dakikadan fazla üzerinde durmadı bunun...cinayet artık herhangi bir şeydi.
İnsanlıktan çok daha fazlasını yitirdik bizler!
1 Şubat 2021 Pazartesi
Bir Bahar Akşamı Rastladım Size-//Şarkı Sözleri Öyküleri -4
Bu öyküyü okuduğumda daha evvel sizlerle paylaştığım (okumak / hatırlamak için tıklayınız) bir rüya ve devamındaki olaylar geldi aklıma. Halen zihnimde capcanlı duran o siluet ve sahibi acaba şimdi nerelerde ve ne yapıyor? Sır, onunla birlikte bir sele kapıldı gitti ne yazık...
Şarkı sözlerinin sahibi olan Fuat Edip Baksı 19-20 yaşlarında iken rüyasında çok güzel bir kız görür. O gördüğü kıza gönlünü kaptırır. Yıllarca o kızı bulma hayaliyle yanıp tutuşur. Hiç kimseyi gözü görmez olur. Yılların hızlı bir şekilde akmasıyla birlikte ailesi de ona baskı kurar ve zorla evlendirilir. Fuat Edip, çaresiz bir şekilde, rüyasında gördüğü kızı yüreğinden silemediği halde istemeye istemeye bir kızla evlendirilir. Bir bahar akşamı Fuat Edip'in yolu, Acıbadem'deki Çamlıca Kız Lisesi'nin önünden geçer. Okul zili çalmış ve öğrenciler evlerine gitmek üzere dağılıyorlardır. Tam bu sırada Fuat Edip'in gözüne bir kız ilişir. Bu kız, yıllar önce rüyasında gördüğü kızdır. Şair, adeta donakalır, kendinden geçer. Onun bu halini fark eden öğrenci de mahcubiyetten boynunu eğer. Fuat Edip, artık yaşlanmış haliyle kıza bakar kalır. Fakat artık her şey bitmiştir. Adeta beyninden vurulmuş bir halde yoluna devam ederken şu mısraları mırıldar:
Bir bahar akşamı rastladım sizeSevinçli bir telaş içindeydinizDerinden bakınca gözlerinizeNeden başınızı öne eğdinizİçimde uyanan eski bir arzuDedi ki yıllardır aradığın buŞimdi soruyorum büküp boynumu ahDaha önceleri neredeydiniz
19 Mayıs 2018 Cumartesi
19 Mayıs
18 Nisan 2018 Çarşamba
40
16 Nisan 2018 Pazartesi
Emel Sayın - Hasret (Orijinal Plak Kayıt) 45lik
SOLGUN YAPRAKLARI ISLATAN YAĞMUR,
GÖZYAŞLARIM GİBİ ARTIK SENDE DUR,
SOLUYOR ÜMİTLER GİDEN GELMİYOR,
KADERİM YÜZÜME BİR GÜN GÜLMÜYOR,
GÖNLÜME HASRETİN SEL GİBİ AKSIN,
ÖMRÜMCE KALBİMDE YAŞAYACAKSIN,
AĞLASAM YANSAMDA ÇEKSEMDE ÇİLE,
GÖZYAŞIMDA SEVDAM GELSEDE DİLE,
UĞRUNA CANIMI VERSEM NAFİLE,
KADERİM YÜZÜME BİR GÜN GÜLMÜYOR,
UĞRUNA CANIMI VERSEM NAFİLE,
KADERİM BENİM BU YÜZÜM GÜLMÜYOR,
GÖNLÜME HASRETİN SEL GİBİ AKSIN,
ÖMRÜMCE KALBİMDE YAŞAYACAKSIN.
19 Nisan 2017 Çarşamba
Özne
Bazen kendime "ne yapıyorum ben " diye sormuyorum değil
Çılgın saçmalıklar ülkesinin baş kahramanıyım adeta
Hayatımı anlatan binlerce tümce içerisinde bırakın özne olmayı, sıfat olmaktan bile yoksun bir varlık..ben.
Bekir Coşkun'un dünkü muhteşem köşe yazısı gibiyim.
Altı astarı tek kelime varlığım, ama içi dopdolu.
Siyasetten dem vurmayacağım.
Eminim Müjde benim yerime de boll bol yapmıştır bunu :-)
İKSV film festivaline bol bol katıldım, kimini sevdim kiminde aman Allah oldum , hatta birini unutmak istiyorum.
Bol bol tiyatroya gittim.
Bol bol yürüdüm.
Bol bol resim çektim.
![]() |
| Mart flörtözleri |
Seçimde görev aldım.
HAYIR dedim dağa taşa göğe yere..memleketin geri kalan çoğunluk kesimi gibi yani. Hani en az %60'ımızım dediğince gür bir sesle.
Kızdım çok kızdım.
Sabahına toparlandım.
Vazgeçmedim, hazırım.
Bir de kedi aldık.
Evdekiler 3 ben 1..demokratik bir seçim de olsa yenilmek zoruma gitti.
Hala baharlara inancım solmadı, hala Atatürk'ün izinde bir Cumhuriyet çocuğuyum.
29 Mart 2017 Çarşamba
Katarakt
![]() |
| KADIKÖY BELEDİYESİ'NİN BAHÇESİNDEN..BUGÜNE DAİR |
21 Mart 2017 Salı
Bahar



1 Şubat 2017 Çarşamba
YAŞAMAK VAR YA...
![]() |
| KADIKÖY BELEDİYESİ MURAL İLE ŞENLENMİŞ BİR DEVLET KURUMU..BAYILIYORUM |
















































